Zerda
Uyandığımda odamdaydım. Başım zonkluyordu. Ne olmuştu bana. Yavaş yavaş yaşanılanları anımsamaya başladım.
Dedem !!!!!
Dedem ölmüştü benim,
Dağ ' mdı, o benim ,dayanağımdı. Göz yaşlarım yanaklarımdan aşağı akmaya başladı.
Ben napıcaktım şimdi. Nasıl dayanacaktım, yokluğuna....
Bu ev onsuz hapishane olurdu bana ...
Zaten son zamanlarda ,iyice yaşlanmıştı.
Arife bundan faydalanıp , beni zorbalıyordu. Evde hizmetçi gibi koşturuyordu.
Şimdi hepten kölesi sanardı.
Ama bir dakika......
En son ne olmuştu .
Abimmm !!!!!!!!
Abim kız kaçırmıştı.
Ama dedemin fenalaşması ve sonrası yaşananlar.......
Ne olacaktı şimdi ...
Göz yaşlarımı silip, aşağı indim .
Her şeyden önce , dedeme son görevimi yapmalıydım. Diğer konuları sonra düşünürdüm .
Aşağı indiğimde , sessizlik karşıladı beni...
Ama, büyük salondan Kur'an sesi geliyordu .
Sese doğru yöneldim.
İçeri girdiğimde bir kaç kadın Yasin suresini okuyordu.
Sessizce örtümü düzeltip, bir kenara oturdum .
Dedem yaşlandıktan sonra , kimsede hatır bırakmadılar .
Bu yüzden kapımızı sayılır kişi çalardı.
Akrabalar bile arayıp sormazdı.
Bu denli hayırsız ve musibetti , kan bağım olanlar .....
Kimse bulaşmak istemezdi.
Ya borç takarlardı. Ya insanların aralarını bozarlardı. Geçimsizlerdi...
Dedem ve babaannemin sağlığında, evimizden insan eksik olmazdı.
Ama 2 sene önce babaannemi kaybettikten sonra,dedem de herşeye boşvermişti.
Ne babamın ayyaşlığı, ne abimin sorumsuzluğu, nede üvey annemin huysuzluğu......
Kendi kabuğuna çekilmişti.
Sadece benim için sesini çıkarırdı.
O da , Arife cadısı, beni ezemesin, diye....
Ve bugün , artık , tamamen yoktu.
Sanki , hiç varolmamış gibi....
İçim yanıyordu. Ama , güçlü durmak ,zorundaydım.
Yoksa , evdeki akbabaların, avı olurdum.
Düşüncelerimden , Kur'an ' ın okuyanın , "sadakallahül azim " demesiyle çıktım.
Kafamı kaldırdığımda dua yapılırken,
Zühre teyzeyi farkettim.
Her zamanki gibi , yalnız bırakmamıştı, beni..
Dua bittiğinde, herkes baş sağlığı verip , salonu terketti .
Neden ? erkek cemaat yoktu . Sadece kadınlar vardı.
Zühre teyzem seslenince , bıraktım düşünmeyi ve ona kulak verdim.
O şefkatli sesiyle ; " Nasılsın Zerda, başın sağolsun, Allah mekanını cennet eylesin ,yavrum " dedi .
Ben de " amin " dedim .
Tutuyordum kendimi , ağlamamak için.
Sanki , uyuşmuş gibiydim.
Zühre teyzenin, elimi tutmasıyla irkildim.
Hangi ara yanıma gelmişti. Sanırım gene dalmıştım.
" Kızım zamanı değil ama ;
Sen fenalık geçirince, sakinleştirici iğne yaptılar, ambulans görevlileri....
Maalesef, bugün 2 gün oldu. Dedeni daha fazla bekletemedik. Dün defnettik.
Seni bekleseydik , meftâya zulüm olurdu ,biliyorsun dedenin vasiyeti vardı.
Beni öldüğüm gibi , gömün , hangi namaz vaktine denk geldiysem diye ..
Hatta gece bile ölsem, hemen defnedin demişti,şakayla ...
Ama rahmetli, tamda istediği gibi , Cuma vakti cenaze namazı kılınıp, defin işlemlerini tamamladık.
Sen bilinçli bir kızsın. Zaten deden bunu bilhassa sana tembihlemişti.
Bize gönül koyma kızım " dedi.
Ben, bu içten bir şekilde konuşan insana ne diyebilirdim ki , sadece başımı salladım, kabullenmişlikle.
Demek 2 gündür uyuyordum.
Demek Dedemin olmadığı bir dünyaya, gözümü açmak istemedi vücudum..
Derin nefes alarak , sözlerine devam etti , Zühre teyze...
O âna kadar da elimi bırakmamıştı.
" Bilmen gereken bir mesele daha var " dedi .
Merakla devam etmesi için, başımı salladım.
" Sen fenalaşıp , bayılınca , en son olanları hatırlıyor musun?"
Yine sessiz kalıp, başımı salladım.
" Abin kız kaçırdığı için, berdel kararı alındı. İki hayata karşılık , iki hayat...
Kan'a karşılık Can kabul edildi.
Abi'nin yaptıklarının bedelini sana ve kaçırdığı kızın abisine biçildi.
Ve,,,," diyip duraksadı.
Derin nefes aldı. Söyleceği her neyse zorlanıyordu.
" Abi' nin kaçırdığı kız , Destanların kızı "
Ellerim titremeye başladı.
Destanların kızı ,,,,
Bildiğim tek kız, Ömer Ali' nin kız kardeşi Dilan ' dı.
Yani, Zühre teyze karşımda, sakince, bana olanları anlatırken, aslında ;
Kayınvalidem olacağını söylüyordu.
Sanki ne düşündüğümü anlamış gibi, tekrar söze girdi.
" Biliyorum şuan yaşadıkların çok zor , sana ağır geliyor ,güzel kızım.
Ama her şerde vardır bir hayır.
Ömer Ali merhametlidir , ee bizde seni çok severiz .
En azından burdan kurtulacaksın.
Bilirim ,deden de artık olmadığından; Arife seni rahat koymaz.
Yaşlı birine ,yada ipsiz sapsız birine başlık parasıyla satarlar. Hatta mirası böldürmemek için, o soysuz akrabalarından biriyle bile evlendirirdi seni...."
Doğru diyordu , bu konakta artık güvende değildim.
Destanlar severdi beni.
Mahmut ağa , Berivan hanım, Zühre teyze .....
Hepsi birbirinden iyi insanlardı.
Ömer Ali' yi söylememe bile gerek yoktu.
O ailede tek Dilan kötüydü, bana karşı...
Ben , ona ne yapmıştım bilmiyorum ama;
lisedeyken zorbalamıştı beni ve diğerlerinin de ezik olarak görmesini sağlamıştı.
Halbuki, aynı sınıfta bile değildik.
Benden 2 yaş büyüktü.
O mezun olunca, bir nebze rahatlamıştım.
Zühre teyze " Kızım, Sen bayıldığında Mahmut ağa , aşiret toplanmasına , gerek kalmadan hüküm verdi.
Her ne kadar ağa şuan, Ömer Ali olsa da ,fevri davranır diye, berdel dedi.
Ve 3 günlük yas bitiminde nikahınız kıyılacak. Hem resmi ,hem dini.
Düğün de 40 gün sonra ...
Ama bu süre zarfında bizimle kalacaksın.
Hem nikah kıyıldığından, hemde seni bunların eline bırakmam. " dedi.
Ben adeta dondum kaldım.
" Zühre teyze , sen ne dersin ?
Bu nasıl olur .
Neden , abimin yaptığının bedelini biz ödüyoruz. Hem Ömer Ali' nin sevdiği var , dedin " dedim.
Zühre Teyze " Biliyorum kızım dedim. Ama Ömer Ali , her ne olduysa , dedesi hüküm verince kabul etti . Kenara çekip sordum .Başka şekilde hallederiz ,konuşuruz dedenle.
Sevdandan olma ,dedim .
Ama sevdiğim yok artık, gerisini sorma dedi . Ne oldu bilmiyorum ama galiba ayrıldılar, kızım " dedi.
Ne diyeceğimi bilemedim .
3 gün sonra , yani yarın 3.gündü.
Onun ertesi günü, evleniyordum.
Hemde yıllardır sevdiğim adamla ,
başkasını sevdiğini duyduğumda, vazgeçtiğim adamla...
Yüzünü hiç görmeden ,
sevdalandığım adamla....
Sahi, nasıl olucaktı. Bir yandan öfke duyuyordum abime, beni zorunlu bir evliliğe mahkum ettiği için..
Bir yandan da şükrediyordum.
Bu evden kurtulduğuma, hemde kavuşamam sandığım sevdiceğimle evleneceğime......
Zühre teyzenin, hayır vardır dediği kısımda, maalesef hayırlı olmucağını bilseydim, bu evliliği kabul edermiydim?
Herkese merhametli olan adamın, bana kan kusturucağını bilsem , sevdiğime kavuşuyorum diye sevinirmiydim......