11.BÖLÜM: UÇURUM
ZERDA
Dükkandan çıktığım gibi,arabaya gittim.Kumandaya basıp, kilidi açtığı gibi bindim.
Yeteri kadar konuşmuştum.Anlayana sivri sinek saz, anlamayana davul zurna azdı.
Destan da böyleydi.
Arabada giderken ona bakmıyordum.
Camdan dışarıyı izliyordum.
Bir zaman sonra yol değişince, eve gitmediğimizi farkettim.
Tam nereye gidiyoruz diye sorucakken?
Uçurumun tepesine yaklaştık.
Burayı nerden biliyordu.Dahası beni neden getirmişti?
Arabayı durdurduğu gibi, kapıyı açıp aşşağı indi.
Bende onu takip ederek, indim arabadan.
''Sen ne yapıyorsun?Neden geldik buraya?'' dedim.
''ÇÜNKÜ , söyleyeceklerim bitmedi.Konuşucaz demiştim.Sana söyleyeceklerimi duyunca, rahat rahat bağar diye, buraya getirdim seni'' dedi.
''Ne saçmalıyorsun, dinlemek istemiyorum seni.
Eve gitmek istiyorum'' dedim.
O da '' Dinleyeceksin! Hatta ben konuşacağım sen dinleyeceksin!''
dedi.
Neden 180 derece dönüş yapmıştı ki.
Neden uğraşıyordu, sonuçta berdel evliliğiydik ve boşanacaktım.
Sadece, kendimi aklayarak boşanmak istiyordum.Çünkü buralarda maalesef, dul kalınca rahat koymazlardı.
Ben de buralarda kalmayacaktım zaten ama genede adıma bir laf gelmeden gitmek istiyordum.
Okuyacaktım.Hedefim artık sadece sınavı kazanıp, üniversiteyi kazanmakta.
Ama durmadı Destan, konuşmaya devam etti.
''Buraya, ara ara nefes almaya gelirdim.Yine geldiğim bir gün,sanırım bundan 1 sene kadar önce, şu ağacın altında ağlayan bir kız gördüm.
Neden ağladığını sormak istedim.Teselli etmek için, tam arabadan inecektim ki; ellerini yüzünden çektiği anda,
o yeşil gözlerine vuruldum.
Ona ilk görüşte aşık oldum''dedi.
'Ağlayan kız' dedi. 1 sene önce ...
'Yeşil gözlerine vuruldum ' dedi.
O kız kimdi? Tarif ettiği kişi bana benziyordu.
O Ben miydim? Benden mi bahsediyordu.Bu kadar raslantı olamazdı.
''Evet ZERDA Sensin.O ağlayan, teselli etmek istediğim ama görür görmez sevdalandığım ,
O yeşil gözlerin sahibi sensin...''dedi.
''ZERDA BEN SANA AŞIK OLDUM.''
''SENDEN ASLA VAZGEÇMEM''
..........
Şuanki yaşadıklarım rüya olmalıydı.
Sanırım kabus desem daha iyi olurdu.
Sevda kelimesini, ne de kolay söyleyebiliyor.Yeni oyunu da bu muydu?
Utanmadan aşığım diyordu yaa!!
''SEN NE DİYORSUN BEE !!
YALAN SÖYLEMEYE UTANMIYOR MUSUN?
ŞİMDİKİ AMACINDA BU MU?
İLK SABAH SÖYLEDİKLERİM YETERLİ GELMEDİ DİYİP.
ŞİMDİDE SEVİYORUM DEYİP Mİ KANDIRACAKSIN?
BENLE OYNAYACAKSIN.
KARŞINDA SALAK MI VAR?
ÖNCE HAKARET ET. SONRA BİR KAÇ GÜN GÖRÜNME AMA GELDİĞİNDE BAMBAŞKA BİRİ GİBİ DAVRAN.
SANKİ SEVEREK EVLENMİŞİZ DE, O DEDİKLERİNİ DEMEMİŞ GİBİ, GEL YANAĞIMDAN ÖP.
O DA YETMEZMİŞ GİBİ, MAĞAZADAKİ KABİNDE, DUDAKLARIMA YAPIŞ.
KİŞİLİK BÖLÜNMESİ Mİ YAŞIYORSUN DESTAN?!...
ADIN ÖMER ALİ DESTAN AMA, BANA SADECE DESTANSIN DEDİĞİMDE, DİĞER İSİMLERİNİNDE KİŞİLİKLERİNİ, BANA
YANSITACAĞINI DÜŞÜNMEMİŞTİM.
ÇÜNKÜ BANA HEP DESTANI YANSITTIN, YANİ SADECE BİR SOYADI.
ADINI, NAMINI BANA YAŞATMADIN.ŞİMDİ Mİ AKLINA GELDİ!
ÖMER ALİ OLMAK!
HA! DESTAN !!!!
O GEMİNİN ALTINDAN ÇOK SULAR AKTI.
SEN İLK SABAH EVLİLİĞİMİZİN NASIL OLACAĞINI, NASIL DEVAM EDECEĞİNİ VE NASIL SONLANACAĞINI
BELİRLEDİN.
ŞİMDİ BANA GELİPTE SEVİYORUM . HİÇ BİR ŞEY YAŞANMAMIŞ GİBİ, DEVAM EDELİM DİYEMEZSİN?”
dedim.
Herşey bu kadar basitmiydi yaa.
Ben mi çok büyütüyordum,
yoksa karşımdaki adam mı her şeyi küçük görüyordu.
Durmadı devam etti:
''Zerda bak! Dilan kaçınca ben kafayı yedim. Hele de abin gibi birisine . Bu yüzden sana öyle konuşunca, içim soğur sandım.
Çok pişmanım.Sana yalan söylemiyorum.
Eğer o sıra, babamı kaybetmeseydik.Sana dünürcü gelecektik.Ama babam vefat edince, anneme 'yaşının reşit olmasını bekliyorum ' dedim. Gerçektende isteme olup, verselerdi bile.
Sen daha o'zamanlar 17 yaşındaydın.
Anneme, o kızın sen olduğunu demedim.Çünkü o sıra dediğim gibi, kafam yerinde değildi.Ailemin sorumluluğu tamamen üstüme kaldı.Bocaladım...
Ne yapacağımı bilemedim.Kendimi işlere kaptırdım.Sonra zaman geçti. Her şey düzene girdi derken,
Dilan kaçtı.Hemde o soysuz abine.
Cümle âlem biliyor, abini ve babanı ama onlara rağmen seni alacaktım.Normal yollardan olmadı da berdel oldu .
Yemin ederim! berdel olmasa da seni alacaktım.
Ama o ilk sabahta, aynı babamı kaybettiğim zamanki gibi nasıl davranacağımı bilemedim.Söylediklerimin mazereti olamaz , hiç bir bahanesi de.
Ama ne olur bana bir şans daha ver'' dedi.
Doğru söylüyor olabilir miydi?
Ben neden azıcık sevilme şüphesi olunca, kendimi koyuveriyordum.
Neden ona kıyamıyordum. Onca söylediklerine karşılık vermeden, seni affedemem Destan, olmaz.
''Şartlarım var'' dedim.
Önce şaşırdı. Beklemiyordu benden böyle bir cevap tabi....Dur sen...
''NE DERSEN KABULÜM , ZERDAM,
ZERDALİ ÇİÇEĞİM'' dedi.
Hemen yılışıyordu.
''Mıcıma hemen'' dedim.
''Önce bir dinle bakalım.Belki razı gelmezsin.
Önce seni denicem.Sabrını ölçücem.
Eğer sana yaşatacağım şeylere sabredersen, belki seni affetmeyi düşünebilirim.
Bak sadece düşünebilirim.Gerçekten affederim demiyorum ve sınavları geçmiş dahi olsan hayatın boyunca, o dediğin sözleri yüzüne vurucam.En ufak kavgamızda bile '' dedim.
''Beni yeter ki bırakma ! Ne dersen ne istersen öyle olsun'' dedi.
Ahh bunlar iyi günlerin Ömer ALİ Destan!,
ama bana hala Destan.
Sana yapacaklarımdan sonra bakalım yine böyle diyecek misin?
ZERDA' NIN EĞLENCESİ , DESTANIN ZULMÜ BAŞLASIN!....