12.Bölüm: DESTAN'IN ÇİLESİ
ÖMER ALİ DESTAN
O, uçurumda yüzleştiğimiz günden sonra, sanki her şey çok hızlı geçmişti.
Düğüne 2 gün kalmıştı ve ben mabâdımın üstüne oturamıyordum.
Niye mi? gelin siz anlatayım;
Zerda, beni sınava tutacağını söylediğinde, hiç böyle bir şey yapacağı aklıma gelmezdi.
Bir hafta boyunca, her gün delirtti beni.
İlk gün, iç çamaşırlarıma acı biber sürmüş.Yeni giyince bir şey anlamıyorsun ama sonra, hele de şirkette milletin içinde yandım tutuştum.
Kendimi hemen eve attım.Ama yok duramıyorum.Duşa girsem de olmadı.Mecbur, eve aile doktorumuzu çağırdım.Yaşlı başlı adam, eminim hayatı boyunca bu kadar gülmemiştir.
Adama ömürlük malzeme verdim, karım sayesinde.
Sabır Ömer Ali, sonunda vuslat var, dedim kendime hep.
Ama her gün katlanarak devam etti.
Diğer gün, toplantı dosyasının içeriğinin olduğu, flash belleği bilgisayara takıp projeksiyonla yansıttığım ekranda ;
Uyurken yüzüme makyaj yapılmış, görüntülerim mi dersin. Ya o gün müdür Şevki abi, öyle bir güldü ki adamın takma dişleri ağzından fırladı.
Herkes arkasını dönüp katıla katıla güldü.Ben soluğu odamda aldım tabi , toplantıyı iptal edip.
Hemen Zerda'yı aradım açmadı.Yine aradım açmadı.Sonra bir baktım görüntülü arıyor.Hemen açtım ama karşımda, iki büklüm olmuş, karnını tuta tuta gülüyor.Meğer sekreterim Asiye hanım, canlı yayın yapmış,
Karıma beni.
Resmen şirketimdeki çalışanlarımı da ele geçirmiş.
Hangi ara bu kadar kaynaştınız anlamadım ki.
Bunun gibi bir sürü şey yaptı. Tam telefonla arıyorum yada eve gidip hesap soracak oluyorum.
Ama, pes mi ediyorsun? dediği anda yelkenleri suya indiriyordum . Ölmek var dönmek yok dayan Ömer Ali ,,Zerda'nın Destanı, dayan!
Az kaldı dedim, ama demez olaydım.Şom ağızlının tekiyim.
Son yaptığı beni bitirdi.
Kına gecesinden bir gün önce ki gün şirkete geldi.
Çok sevindim duyunca.İlk kez beni iş yerimde ziyaret edicekti .
En sevdiğim tatlıyıda yapıp gelmiş , ilk ziyareti diye ' elim boş gelmiyim ' diye düşünmüş. Masamın önündeki koltuklara karşılıklı oturarak, getirdiği sütlaçları servis etti. Bir güzel
yedik.
Hem de artık sınavı geçtiğimi, bu tatlıda ödülüm olduğunu söyledi, ama ne ödül. Olmaz olaydı , keşke yemiyeydim.Ben nasıl tongaya düştüm böyle.
.....
Sütlaçlarımız bitince , çarşıda işim var akşama da yemekler benden deyip kalkmıştı hemen.
Şüphelenmedim hiç.
Yolcu ettim onu.
O gün birde, son makyajlı resimlerin olan fiyasko toplantıdan sonra, yani milletin gülmekten çatladığı ve bu yüzden yapamadığımız toplantıyı yapacaktık.
Tam toplantı başladı. İşte nasıl bir yol izleyeceğimizin kararlarını alıp, üzerinden son kez geçerken maddelerin, karnım ağrımaya başladı.
Ama öyle böyle değil.Sancıdan geberiyorum.İşin kötüsü bağırsaklarımdanda ses gelmeye başladı.Çalışanlar garip garip bakmaya başladı.
Baktım olmuyor, siz bitirin toplantıyı diyip, soluğu tuvalette aldım.Gün içindeki diğer toplantı ve görüşmelerin hepsini, erteletmek zorunda kaldım.
Çünkü tuvaletten akşama kadar çıkamadım.
Allah'tan acımış, Zerda gene bana ki, bir kaç saat sonra durdu.Tabi akşamda olmuştu.
O akşam eve vardığımda, Zerda yine etrafa neşe saçıyordu.Sırf şu halini banada göstersin diye susuyordum.Şurda 2 gün sonra düğünümüzde olunca bitecekti bu çile.
O odadaki giydiği gecelikleri o zaman da giymesin gösterecektim ben ona.
O zaman bende onun üstünden inmicektim.
Keyfim yerine gelmişti bunları düşününce , o yüzden de gün boyu tuvaletten çıkamamış olsamda, yüzüm gülüyordu.
Ama çok erken rahatlamıştım.Zerda çorbaları servis edip , herkes yemeğe başladığında,kaşığımı kâseme daldırıp aldıktan sonra, ağzıma götürdüğüm gibi suratım şekilden şekile girdi.
Çorbam tuz çoruydu resmen ve yemem için karşımda bana, dik dik bakan bir adette Zerda...
Paşa paşa içtim, kimseye belli etmemeye çabalayarak.
Ya bu deveyi güdecektim ya bu diyardan gidecektim.
Pes etmek yok dedim kendime.
Nasıl olsa, bunların acısını çıkaracaktım ondan.
Alt tarafım haşat, üst tarafım zehir , ama o mutlu ya!!
Ben razıydım.
Beni terketmeyip, şans verdi ya ...
O istesin, her gün zehir içerdim.
Bilemedim, etrafımızdaki akbabaların mutluluğumuza çomak sokacağını ...
Bilsem onu herşeyden uzak tutar gözümden sakınırdım.......