16.BÖLÜM: KARI VE KOCA

811 Words
16.BÖLÜM: KARI VE KOCA ZERDA Eve vardığımızda herkesle oturup hasbihal ettikten sonra , müsade isteyip odamıza geçmiştik. Yorgunluktan ölüyordum.Uçakta Ömer Ali'ye , bir hafta yok demiştim.Ama o tabi dinlememişti. Sadece, bir akşam dinlenirsin.Sonraki geceler beni tutamazsın demişti. Dediğinide yaptı.Sadece geldiğimiz gece dinlenmiştim. Ama diğer geceler resmen kasırgaydı.Ali bana, daha önce hiç ilişkisi olmadığını, 'madem evleneceğimiz kızlardan saflık bekliyoruz; Biz erkeklerde öyle kalmalıyız' demişti.Yani o da benim gibi bakirdi.Bu düşüncesiyle gurur duymuştum.Çünkü her haltı yiyip, sonra evlendikleri kızdan, iki damla kan görmeyince namussuzlukla yaftalıyorlardı. Bana göre erkekte kadında , masum ve sağlıklı bir evlilik yaşamak istiyorsa , temiz kalmalıydı. Günlerim birbirinin aynısıydı ama huzurluydum.Ali ile artık sevgimiz tamamen farklı bir boyut almıştı.Mesela onu yolcu ederken işine; Artık beddua yerine güzel dualar ediyordum.Misal ''Sağsalim git, sağsalim bana gel'' diye. Tabi keyfi yerindeydi Ali'nin, beni sabahlara kadar uyutmuyordu. Adamın libidosu tavandı. Farketmişsinizdir, artık o bana sadece Ali'ydi. Ömer ismini de çok seviyordum ama, Hz.Ali ile Hz.Fatma annemizin muhabbetini yaşıyorduk adeta.O benim Habibim'di.Yani Sevgilim!. Bu yüzden ona Ali'm diyordum.Tabi yalnızken böyleydi , bu durum sadece. Ailemizin yanında utanıyordum. Böyle , tam 1 ay geçti. Gece, Ali beni yorduğundan , gündüz kahvaltıdan sonra bir süre dinlenirdim odamda. Zühre teyzeden müsade istediğimde, O da '' git dinlen kızım ! Ne iş var sanki.Ben seni iş için değil, oğlum için aldım sonuçta'' diyordu.Çok açık sözlüydü doğrusu. O böyle açık açık ne zaman konuşsa, ben aldan mora dönüyordum. Her zaman ki gibi, odamda dinleniyordum.Bazen Ali ile mesajlaşıyorduk, bazende dayanamayıp arıyordu. Yine o günlerden bir gündü.Ali ile telefonda konuşuyorduk.Toplantısı yeni bitmişti. ''Şu son dosyayı da kontrol edeyim. Geliyorum aşkım.Hasretinden kurudum '' dedi. ''Aliiii!! deme şöyle şeyler,utanıyorum ya'' dedim. O da her zamanki pişkinliğiyle'' Yavrum ayıp yatakta olur, neden utanıyosun.Nikahlı karımsın.Teninde soluklanmak en büyük hakkım'' dedi. ''Of Ali ! tamam hadi gel '' dedim. Ama o sırada aşağıdan ''Zühre kızım sakin ol'' diye bir bağartı duydum. Ali de duymuş olcak ki ''Zerda ne oluyor ! Anneme mi bir şey oldu?''dedi. ''Bilmiyorum Ali ama hemen gelsen iyi olur'' dedim. O da hemen geleceğini söyleyip, telefonu kapattı. Hızla aşağı indim.Zühre teyze hazırlanmış , kapıdan çıkıyordu.Yetişemedim ama Berivan babanne de arkasından bakıyordu.Anlaşılan gitmesine engel olamamıştı.Yanına gittim. ''Babaanne ne oldu? Annem nereye gitti.Neden üzgündü?Niye bağardın'' dedim. ''Ah Kızım !! Gel oturalım şuraya'' diye avludaki sediri gösterdi. Birlikte geçip oraya oturduk. Berivan babaanne '' Zerda , biliyorsun Ömer Ali ile evliliğiniz berdel üzere oldu.Bunun sebebi de Dilan'ın abin Zafer'e kaçması. Dilan'a Ömer Ali rest çektiğinden, ne kınaya ne düğününüze gelebildi.Ama Zühre telefonda da olsa görüşüyordu kızıyla.Ana yüreği işte.Atsan atılmaz satsan satılmaz.Evlat böyle birşey.. Meğer Dilan hamileymiş.Bu yüzden kaçmışlar . Bu yüzden söyleyememiş abisine. Annesine, seviyorum diye dediğinde de , annesi zaten olmaz diye kestirip atmış.'Zerda orda zaten çile çekiyor.Senide onlara göz göre göre veremem ' demiş.Ama Zühre hamile olduğunu bilmiyormuş.Demin telefon geldi. Meğer bir aydır, son iş yerini de batırmış Zafer . Babası zaten ayık gezmiyor.Arife desen hayrı yok. Dilan da tüm bu strese dayanamayıp, tansiyonu düşünce , merdivenlerden düşmüş.Hemen hastaneye kaldırmışlar.3 aylık gebeymiş.Ama hamileliği zaten sıkıntılıymış.Düşük tehlikesi varmış.Merdivenden düşüncede beklenen olmuş. Bebeğini kaybetmiş. Bunların hepsini telefonda söylemiş, Arife cadısı.'Gelin, kızınıza sahip çıkın.Biz bakamıyoruz 'diye ağlamış. Zühre de' Ben daha ölmedim.Kızımı size bırakmam' deyip telefonu kapattığı gibi evden fırladı. Durduramadım.Ömer Ali ' den habersiz bir şey yapmasa bari.Ama ne olursa olsun. Sen aralarında köprü ol, kızım.Sana çok iş düşüyor'' dedi. Benle ne alaka diye soracakken, kapıdan Ali girdi. Hızlı adımlarla yanımıza gelip, ''Neler oluyor ? annem nerde ? '' dedi. Olanları, onada anlattı Berivan babaanne. Ömer Ali, hiç bir şey demedi. Ama sinirli olduğu belliydi. Kardeşiydi sonuçta. Aradan ne kadar zaman geçti, bilmiyorum ama bir süre sonra, Zühre anne kapıdan girdi. Hemen yanına gidip, koluna girdim.Zor yürüyordu.Çok üzülmüş olmalıydı. Sedire oturttuk Ali ile beraber.O da diğer kolundan tutmuştu. Çalışanlardan bir bardak su istedi.Hemen getirip, Zühre anneye verdiler.Suyu içti ve derin nefes alıp , direk Ali'ye bakarak konuşmaya başladı. ''Ömer Ali, oğlum, olanları duymuşsundur.Dilan çok zor durumda.Bebeğini kaybetti.Ben babanızı kaybettikten sonra, siz varsınız diye yıkılmadım. Ama Dilan her ne hata yaparsa yapsın, biz onun ailesiyiz.Destek olmalıyız.Bu yüzden de bir karar aldım.Senden de aldığım karara saygı duyup yerine getirmeni istiyorum.Dilan hastaneden çıkınca , bu eve getiricem. Kendim bakıcam kızıma. Zafer'e gelince onada fabrikada bir iş ver.Damadımız diye patron yapacak değiliz ama , kardeşin için işçi olarakta olsa işe al.Daha fazla o evde sefalet yaşamasın'' dedi. Şok olmuştum. Ne yani, Dilan ve Abim buraya mı yerleşecekti. ''Ana! Sen ne dersin? Tamam anlıyorum , üzgünsün.Acın var, torununu kaybettin ama bu eve getirmek ne demek. Ayrı bir ev tutarız onlara olur biter'' dedi Ali, ama Zühre anne, geri adım atmayacağa benziyordu. ''Sana fikrini sormadım.Kararıma saygı duy dedim o kadar'' deyip odasına gitti. Ali'de öfkelendiğinden daha fazla duramadı.O da çalışma odasına kapattı kendini.Ben olduğum yerde kaldım.Ne Zühre annenin yanına gidebildim.Ne Ali'nin yanına. Şimdi ne olacaktı.Dilan ve Zafer bu eve geldiğinde, nasıl davranacaktık. Bu durum huzurumuzu etkileyeceği kesindi. En kötüsü de beni etkileyecekti. Çünkü düşman hain planlarını, çoktan eyleme koymuştu. Çilem yeni başlıyordu...
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD