Sırma AKÇA Haftanın ortasına kadar geçirdiğimiz günler güzeldi. Her şeyi bir kenara bırakıp aile olmanın keyfini çıkarmıştık. Ta ki Baran’dan gelen telefona kadar. Begüm denen kadın ciddiydi ve velayet davasını çoktan açmıştı. Yetmiyormuş gibi araya soktuğu tanıdıkları ile mahkeme gününü de erken bir zamana aldırmıştı. İlk duyduğumda bedenimi kaplayan korkuyu hala atlatamamış olsam da, görmezden gelebiliyorum. Demir’den ayrılabilme ihtimalimiz beni gün gün çıldırtsa da sakinliğimi korumaya çalışıyorum. Emir deseniz başka bir alemde. Hiçbir şey yokmuş gibi davransa da içinde kopan fırtınaların farkındayım. Her dakika düşünüyor, devamlı dalıp gidiyor. İşe bile doğru dürüst gittiğini söyleyemem. Tüm yükünü Serkan’ın üzerine bırakmıştı. Hoş benimde pek bir farkın yok. Bende olabildiğinc

