💦 Katran Karası 5 Bölüm 💦

1126 Words
Hayalkırıklığına uğrayan insanlar, kaçış yolu olarak gitmeyi tercih ederler. Arya Erdem tarafından daha ne kadar hayalkırıklığına uğrayıp, kalbinde ki aşkı toprağa gömecekti. Olmuyordu işte ne yaparsa yapsın ne ederse etsin, ne düşünürse düşünsün bu yaptıklarının açıklamasını bulamıyordu. Saatler olmuştu bu izbe eve geleli, konaktan gelen yemekleri kahya güç bela beyine yedirmişti. Erdem yine aynı Erdem olmuştu. Şerwan'ı adamları götürmüş sesi soluğu kesilmişti doğrusu! Benim yüzümden başı belaya girmişti. Tıkılı kaldığım odada boş duvarları izlerken bundan sonra ne yapacağımı kara kara düşünüyordum. Odanın kapısı duvara çarparak açılmıştı. Ani gelen ses yüzünden irkilmiş gözlerim kocam demeye bin şahit isteyen adama çevrilmişti. Ve yanında ki kadına! Yüzümde insanı gıcık edecek türden bir gülümseme vardı. "Tek gelmeye korktun mu Rojin" dedim belliydi hesap soracaktı. Çünkü balayına istemeden de olsa çomak sokmuştuk! Sinirle yüzü buruştu daha iki gün önce yüzüme mahcubiyetle bakıyordu. Dengesiz! "Senin yüzünden tatilim mahvoldu" dedi o an Erdem Rojine öyle bir baktı ki kız yerine sindi. "Öyle mi buna ne kadar üzüldüm anlatamam sana ne var biliyor musun şimdi siktirip gidebilirsiniz" dedim. İçim ne kadar acısı da belli etmedim zehirli dilimi gözlerimi hayatımı yakan ikiliye çevirdim bir yılan misali! Acımı içime gömerek! Erdem yaşadığı o buhran dan sonra tamamen kendine gelmiş yediği yemekler zihnini daha berrak etmişti. Vücudunda kol gezen öfke ve siniri çıkarması gerekiyordu. Ama diğer yanı garip bir savaş içindeydi bu yüzden sussun o dilin diyordu genç adama ama nerde Erdem Şerwan ve Arya'yı bir arada gördüğü anı silemiyordu. "Burası benim evim Arya kovamazsın beni ve Rojini yani eşimi" dedi. Zaman gelecek bir gün Erdem her kelimesi için pişman olacaktı. Arya ayaklandı üstünde toz varmış gibi silkeledi. "O zaman ben giderim ne dersin" dedi. Ah bir gidebilseydi Arya'yı kimse tutamazdı. Kaşları çatılan Erdem odanın içine girmişti. Rojin ise büyük öfkeyle Arya denen sürtüğe bakıyordu. Zamanında bu kız olmasaydı Erdem en başta onunla evlenecekti. Çocukluğundan beri aşıktı ona nereye gitse peşinden gider. Gölge gibi takip ederdi Erdemi bu yüzden Arya ya ayrı bir kini vardı. İşte bu yüzden kaynanasının çenesini görümce ve eltilerinin abuk subuk tavırlarını çekiyordu ya! Herşeyin vakti zamanı vardı öyle değil mi bu yüzden Rojin Sultan hanımın istediklerini değil kendi isteği doğrultusunda gidiyordu. Ve bunu Sultan hanım en acı şekilde yaşayarak öğrenecekti. "Kaçmaya çalıştın ne oldu bak yakalandın Arya hemde bana tatilimi mahvettin üstüne yordun ne zaman vazgeçeceksin bu şımarık tavırlarından asi hallerinden ha" diye bağırdı. Arya ilk defa Erdem'in ona bağırdığına şımarık dediğine şahit oluyordu. Rojin ise kollarını göğsünde birleştirmiş keyifle izliyordu. Boğazı düğüm düğüm olsa da belli etmedi. Ama gözleri herşeyi ele veriyordu işte! "Ben mi şımarığım yoksa sen mi Erdem söylesene hiç mi sevmedin beni aşık olmadın yoksa herşey elde edene kadar mıydı?" Diyip sustu. "Rojin odaya git beni bekle" Rojin ne kadar itiraz etmek istese de sessizce ayrıldı oradan nasılsa Erdem gece ona gelecekti. "Neden yolladın karını gerek yoktu ben giderdim" dedi. Erdemin bir anda üzerine gelip ellerini boğazına sarıp duvara sırtının yapışmasıyla ikinci bir şok yaşadı. Boğazında ki eller gevşek olsada git gide sıklaşıyordu. Arya nefesinin kesildiğini yolun sonuna geldiğini hissediyordu. Ölüm müydü yani kurtuluşu genç kadının hiç sanmıyordu. Bir anda ciğerlerine dolan havayla delicesine öksürmeye başladı. Erdem ise boş bakışlarla izliyordu karısını yere dizlerinin üstüne çöktü. Bu kez siyah saçlarını eline dolayıp çekti. Yüzünü yüzüne yaklaştırıp dudaklarını kulağına değdirdi. "Kaçmanın bedelini ödemen gerekiyor Arya yarın gece hazır ol karıcığım, özledim seni ha yok dersen emin ol demezsin neler yapabileceğimi en iyi sen bilirsin değil mi" diyip dudaklarına kapanıp sertçe öpüp geri çekildi. Dilini dudaklarında gezdiren Erdem koyulaşmış gözlerle eşinin yeşil gözlerine bakıyordu. "Özlemişim tadını yarına hazır ol şimdi gidip diğer kedinin tırnaklarını indireyim dimi" diyip odadan ayrıldı. Arya o kadar şaşkındı ki tepki dahi veremiyordu. Ne kadar ağlamayacağım artık dese de göz pınarları ondan bağımsız akıyordu. Elleri muhtemelen moraracak olan boynunu buldu. Ağzından kaçan hıçkırıkla ağlamaya başlarken kulağına ulaşan o iğrenç seslerle sesi kesildi sanki. Bunu ikinci defa yaşıyordu Arya o gece yerde otururken yan odada Erdem ve Rojin sabaha kadar birbirinlerin teninde kaybolmuştu. Yaşatılan her acının belli başlı bir bedeli günahı olurdu. Aryaya yaşatılan her acı misliyle geri dönecekti. Sabaha değin duyduğu inleme seslerini ölse unutmazdı Arya artık! Diğer yandan Haznedar erkekleri ise, bir haftaya yakındır kız kardeşleri Arya'yı arıyordu. Ama elde tutulur bir şey yoktu şimdilik Savaş ve oğulları her taşın altını didik didik ediyordu. İnanıyordu yaşlı kurt küçük kızını muhakkak bulacaktı. Ayrılığına sebep olan kim varsa yok edecekti. Buna kendi ailesi de dahildi. Her gecenin sabahı doğan güneş hayra sebep olur derlerdi. Arya buna inanıyordu. Aklına gece yaşanacak şeyi getirmek istemiyordu. Kurtulması lazımdı ama nasıl, güç bela mutfağa inip bir bardak su içti. O sırada Rojin girmiş boş bakışlar atıyordu kumasına! "Sesleri duyduğun için özür dileyecek değilim Arya alışman gerekiyor." Dedi yüzsüz! Arya hiç bir zaman güçsüz bir kadın olmamıştı. Bundan sonra da olacak değildi. Su bardağını tezgaha koyup yüzüne en sahici gülüşünü ekledi. Yazın sonlarında olsalarda havalar sıcaktı. Buna rağmen Arya siyah boğazlı kazak giymişti. Yüzünü Rojine döndü. "Rojin bu gece kocanı benden uzak tut" dedi sadece! Bunu demesiyle, Rojinin kaşları çatıldı. Ne kadar ikinci kadın o olsada yinede Erdemi yıllarca Aryayla paylaşmıştı. Ama artık buna müsade edecek hali yoktu. "Ne demek istiyorsun sen" sesi biraz yüksek çıksa da sona doğru kısıktı. Erdem uyuyordu çünkü duysun sorun çıkarsın istemezdi. "Ne duyduysan o kocanı başıma sardın artık ne dediysen bu gece akşam odama geleceğini söyledi ve ben onu istemiyorum ne yap et Erdemi bu evden götür" diyip mutfaktan ayrıldı. Rojin ise kara kara ne yapacağını düşünüyordu. Aklına gelen fikirle güldü. Erdemin tek kadını Rojin olacaktı. Çocuklarını annesi de öyle bunun için önce Arya dan temelli kurtulması gerekiyordu. Bu hale gelene kadar akla karayı seçmişti . Öylece ellerinden kayıp gitmesine izin verecek hali yoktu. Önceliği Erdeme verilen ilacın dozunu bur miktar yükseltmek olacaktı. Güle oynaya kahvaltı hazırladı çayı demledi. Yaptığı kreplerin içine bitkisel ilaçdan bir kaç damla değil 20 damla kadar doldurdu. Eh herşey hazırdı. Ne demişti gittikleri o kadın eğer onu tamamen elde etmek istiyorsan kalbinde ki sevgiyi aşkı söküp alacaksın bunun içinde Erdemin bazı yardımlara ihtiyaç olacak! Eline uzatılan o ilaç ve otlara baktı. "Sultana güvenme sakın o kadın seni de yakar. Rojin önce git Arya ve Erdem yatak odasında ki yağı muskaları bul yok et yak suda kaybolsun sonra al bunu" diyip dört tane dikenli çiçek uzattı. "Ne bunlar" dedi Rojin! "Bunlar bataklık çiçeği dikenli olur. Bu çiçekler yılda bir kere çıkar etkisi büyüktür. Çiçeğin adı hibbun al bunu odanın en gizli yerine koy yeterli" "Peki" dedi. "Elinde ki damla ve otlar her yemeğine at at ki zihni bulansın gözü sadece seni görsün karısına karşı güvensiz sevgisiz olsun hadi şimdi git" demişti. Olacakları bilerek kimisi kendini bilerek ateşe atardı. Rojin geçmişten mutfağa giren kocasıyla çıktı. "Günaydın hayatım kahvaltı hazır" demiş dudaklarını öpmüştü. Erdem ise kendini geriye çekti. "Şunu yapma Rojin öpüşme yi sevmem" demiş masaya oturmuştu. Rojin ise içinden şimdilik demişti... Bölüm Sonu?
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD