İsmet ten Ateş düğün kurmuştu; çevre illerden bile duyan gelmiş, avlu öyle kalabalıktı ki kimse kimseyi fark edecek durumda değildi. Arka kapıdan içeriye girdim. Gördüklerim karşısında olduğum yerde hıçkıra hıçkıra ağlamak istedim. Zümre, ayırım yapmadan Dila için de kına yakıyordu. Ben, kendi yüzümden, düzgün bir baba olamamıştım; ama kızım da oğlum da çok mutluydu. Adar, Ahmet ve Dila’nın gözlerinin içine bakıyordu. Bir süre daha izledim, kına bitti. Masal gelinliğini giymiş, ışıl ışıl avluda yürüyordu. Bu kızın da çok ahını aldım… Keşke helallik alabilseydim ama hangi yüzle karşılarına çıkarım ki? Dans ettiler, ardından nikah masasına geçtiler ve nikahları kıyıldı. Masal, aile cüzdanını eline aldı ama gözüm, küçük bir kırmızı noktayı fark etti. Önce masanın üzerinde, sonra Masal’ın g

