-" Doktor, hastane ile irtibata geçmiş. İclal'i pazartesi günü kabul ediyorlar." Aziz lafın burasında duruyor, durması gerek, sonrası zor. Kemal sabırsız atılıyor: -" Ödemeyi nasıl yapacağız?" Aziz ağlar gibi bir tonda yanıtlıyor bu soruyu: -" Pazartesi, yani hastaneye yatış yaparken.... Ağabey, bu parayı bulmak için sadece dört günümüz var..." Kemal de sükuta düşüyor bu cümleden sonra. Aslında ikisinin de çaresizliği de aynı sancısı da. O kadar para ha deyince bulunmaz ki!.. Bu diyaloğun ardından hiç konuşmuyorlar. Çaresizliğin kemendinde beyinlerini zorluyorlar:" Nasıl etmeli?! Nasıl yapmalı?!" O gün tezgahlarını kapatana kadar böyle geçti, durgun ve sorular içinde. Akşama doğru: -" Hadi Aziz toplanalım artık! Hem pek kimse de kalmadı." Aziz tamam anlamında b

