Yerde soğuk parkelerin üzerinde yapayalnız kaldığımda, ruhumdaki enkazın altında kelimenin tam anlamıyla eziliyordum. Kocamın kapıyı çarpıp gitmesiyle birlikte yatak odasına çöken sessizlik, kulaklarımı sağır edecek raddeye ulaşmıştı. Bedenimdeki yüksek ateş, iliklerime kadar titrememe sebep oluyor, dişlerim birbirine çarpıyordu. Ancak fiziksel acım, göğsümün tam ortasında açılan, kanamaya doymayan koca yarığın yanında bütünüyle hissizleşmişti. Sevdiğim adam, Atabey aşiretinin yıkılmaz ağası, arkasında sadece paramparça edilmiş bir kalp değil aynı zamanda büyük bir nefret bırakıp gitmişti. Dizlerimdeki son güç kırıntılarını toplayarak, tırnaklarımı halıya geçirdim ve bedenimi santim santim yukarı çektim. Duvara tutunarak zorlukla ayağa kalktığımda, midemdeki safranın boğazıma kadar tırm

