--- Gözlerimi açmak istedim ama üzerimde ağır bir yük vardı. Boğazımdaki acı canımı yakıyordu. Burnuma dolan yoğun ve tanıdık bir koku eşliğinde gözlerimi araladım. Misk ve odunsu notalarla karışan, baş döndüren bir koku… Dıjvar’ın kokusu. Bir an başım döndü. Etrafıma bakındım. Dıjvar’ın bir eli boynumun altından geçmiş, diğer eli belimde duruyordu. Benim kolum ise farkında olmadan boynuna dolanmıştı. Ne zaman buraya geldim? En son mezarlıktaydım… Ama şimdi onun kollarının arasındaydım. Kendime bile itiraf etmekte zorlanıyordum ama… İlk kez bu kadar güvende hissediyordum. Yüzüne baktım. Uyurken ne kadar da masum görünüyordu. Yastığa dağılmış kumral saçları, sakalları, pürüzsüz teni… Ve kokusu. Bu koku, bana ait olmayan ama tuhaf bir şekilde içimi rahatlatan koku. Onu ilk defa bu kada

