Bölüm35 Kafamı otobüs muavininin beni dürtmesi ile ona doğru çevirdim. "Antalya terminaline..." konuşmasının devamını dinlemeden yanımdaki boş koltukta duran kahverengi çantamı alıp ayağa kalktım. Uyumuyordum, sadece dalmıştım. Ama gerçekten Antalya'ya geldiğimi fark etmemiştim bile. Aşağıya inip çoktan çıkardıkları bavulumu aldım. Henüz Eylül ayında olduğumuz için Antalya'da hava çok soğuk değildi. Sağ elimde tuttuğum telefonun kilit tuşuna bastım. Saat gece ikiydi ve bu saatte beni istediğim yere götürecek tek araç taksiydi. Bavulu tuttuğum elimi bırakarak arka cebimden sigara paketimi ve çakmağımı çıkardım. Sigarayı yakıp, yanımdaki elektrik direğinde yazan taksi numarasını tuşladım, telefonumu kulağıma götürdüm. İkinci çalıştan sonra, nihayetinde açmışlardı. Bu kısa bekleyiş bile ben

