Kör karanlığın sardığı ormanda yalnızca Ay'ın sureti görünüyordu. Darius'un adım seslerine karışan, kuşların kanat sesleri evrendeki her şeyin ondan korktuğunu hissettiriyordu. Haykırır gibi yeri göğü inleten uluma seslerine karışan çığlık sesi kesileli çok olmuştu ancak o durmadan koşmaya devam ediyordu. Nereye gittiğini bilmeden, önünü görmeden koşuyordu. Körük gibi inip kalkan göğsüne sıkışan ağrı, onu delirtecek düzeye gelmişti artık. Biliyordu. Angelica'ya bir şey olmuştu. Hissediyordu... ⚔️ Veranda da kendine doğru çektiği bacaklarını kollarıyla saran Brandan, son dördün şeklini almış Ay'ı izliyordu. Üzerine atılan ceketle, başını arkaya doğru eğimleyip, gelen kişiye baktı. Görüş açısına giren Vidney, hiç konuşmadan yanına oturdu. Bir süre sessizce Ay'ı izlemeye devam ettiler an

