Tırnaklarımı yerken Sevil Hanımın ve Emir Beyin yanına gidiyorduk. Benden ajan falan olmaz onu anladım. Kulağımdaki kulaklığı unutup Melih'e sarılıp ağladım. Korktuğumu söyledim. Ajanın korktuğu nerde görülmüş canım. " Yeme şu tırnaklarını en sinir olduğum şey." Dedi Melih bana bakmadan. Ağzımı açıp konuşacaktım ama aklıma kulaklıklar geldi. Kulağımdakini çıkartıp devre dışı bıraktım. Sonra da Melih'in kulaklığını çektim kulağından. " Ne yapıyorsun sen?" dedi kulağını tutarak. Konuşmadan onun da kulaklığını devre dışı bıraktım. " Tamamdır, şimdi konuşabilirim." Oh be. Bir daha aynı hataya düşmem ben. " Devre dışı bıraktın dimi?" derken bana gülüyordu yarım ağız. O bana bakarken bende ona döndüm. " Evet. Zaten gittiğimizde yüzlerine bakamayacağım. Bari şimdiki konuşmalarımızı duymasın

