Aynanın karşısında onuncu elbisesini de çıkardı genç kız. Neyi giyse yakışmayacağını düşünüyor somurtarak odanın bir köşesine fırlatıyordu çıkardığı elbiseleri. Halbuki hepsini de severek almıştı. Yeni aldığı fakat hiç giymediği kırmızı tulumu çarptı gözüne. Ellerine alıp inceledi. Volan kollu, kuşaklı, kruvaze yakalıydı tulumu. Memnuniyetle gülümsedi. Tulumunu giyinmeye başladı. "Nereye böyle?" Annesine döndü. "Miran'la gezeceğiz geldiğimden beri hiç gezmedim İzmir'i." dedi Eda yeni aldığı siyah renkli hafif topuklu sandaletini kutudan çıkarırken. "Efendi bir çocuğa benziyor." Eda başını kaldırıp annesine baktı imalı konuşması gülümsetti onu. "Öyle." "Dikkat et kendine." "Ederim." "Az daha hayatını yakacaktık." Annesinin pişmanlıkla konuşması ve hatalarından ders çıkardıklarını g

