Çelmeyi el değil, Her zaman en yakının takar. Kim vurdu ya değil. Dost vurduya gidersin. Faruk; Faruk, elinde çay bardağıyla Nadir’in uzaklara daldığını fark etti, içindeki karmaşayı görmüştü. Faruk: “Çay soğumadan iç,” dedi hafif bir tebessümle. “Belli ki içindekiler daha sıcak…” Nadir: “Bazen… birine bir şey hissetmek çok kolay ama o hissi ifade etmek zor. Eylül çok başka… Ama ben… bilmiyorum, ya geç kalırsam?İmam nikahı ile baya yol aldık ama resmi nikah deyince ikimiz de duraksama oluyor. ” Faruk, çayından bir yudum aldı. Sonra gözlerini denize çevirdi, sanki yıllar öncesinden bir görüntü canlandı zihninde. Faruk: Halife Harun Reşit, bir gün veziriyle birlikte tebdil-i kıyafetle gezerken, bir bahçede yaşlı bir adamın hurma ağacı diktiğini gördü. Adamın yanına giderek, "

