Gözlerini su dolu bardaktan hiç ayırmıyordu. Şişmiş dudakları sanki her an patlayacak kadar gerilmişti. Yüreğim ile aklım, iş birliği halindeydi ve ikisi de sürekli kulağıma, “ver şu suyu artık,” diye fısıldıyorlardı. Kararsızdım. Ona bakarken, vicdanımın ağladığını duydum ve fark ettim ki, gözlerim de vicdanımdan kopup gelen feryatlara eşlik edercesine yaşlarını akıtmaya başlamıştı. Ruhum, sanki bedenimden ayrılmıştı ve ikimizin yalnız kaldığı odanın bir köşesinden hüzünle bizi izliyordu. Soruyordum kendime. Hani insanı insan yapan merhametiydi?.. ben ne yapıyordum burda? Nenemin sesini duyar gibi oldum. Birkaç gün önce ne demişti şimdi karşımda böyle çaresiz kalan bu kula? “Zulm ile âbâd olunmaz!..” Kendimle verdiğim savaşın sonu geliyordu sanki. Bir yanım, “Pişman olma!.. o,
Download by scanning the QR code to get countless free stories and daily updated books


