Bölüm 2

556 Words
Bilinmeyen Numara: Yalnız biiir nefes ömrünn Bilinmeyen Numara: Ben yine harcarımm onu döndüğün günnn Bilinmeyen Numara: Deseler ki atar yürekkkk Bilinmeyen Numara: Çıkarıpppp atamazsınnn Bilinmeyen Numara: Ne derlerse haklısınnn Yankı yazıyor... Yankı çevrimiçi... Yankı yazıyor... Yankı: Ne oluyor amına koyim? Bilinmeyen Numara: Çok seviyorum lan seni Bilinmeyen Numara: Aptal Bilinmeyen Numara: Gör artık beni Bilinmeyen Numara: Dayanamıyorum artık. Yankı: Karşıma çık. Bilinmeyen Numara: Cesaretim yok. Yankı: Bu şekilde sevgine inanmamı beklemiyorsun değil mi? Bilinmeyen Numara: Sana sarılmak istiyorum. Yankı: İçtin mi sen? Bilinmeyen Numara: Sarhoş olacak kadar değil, yalnızca cesaretlenecek kadar. Yankı: Karşıma çıkman için kaç kadeh gerekiyor? Bilinmeyen Numara: Yankı Bilinmeyen Numara: Sitenin parkına gel. Yankı: Görecek miyim seni? Bilinmeyen Numara: Hayır, Bilinmeyen Numara: Sana sarılmak istiyorum... Bilinmeyen Numara: Parkta bekliyorum. Görüldü(23.15) *** Üstüme bir şeyler geçirip aceleyle evden çıktığımda ne saatin ne de olacakların bir önemi vardı. Annemlerin sık sık olduğu gibi yine evde olmamasından yüz bulup yine soluğu tekelde almıştım. Bünyem 18 yaşında bir kıza göre alkole oldukça dayanıklıydı ama keyfim olmadığı zamanlarda sarhoş olmam çok kolay oluyordu. Oradan bakınca tek derdim platoniğim gibi mi duruyordu bilmiyorum ama kesinlikle öyle değildi. Hatta diyebilirdim ki Yankı şu an hayatımdaki düzgün olan tek şeydi. Ve en azından şimdilik yanımda olduğunu bilmek için onu hissetmeye ihtiyacım vardı. En azından bu gecelik. Antreden montumu ve bandanamı da alıp evden çıktığımda Yankı'nın çoktan parka gitmiş olduğunu tahmin edebiliyordum. Sitenin parkına onların blokları daha yakındı. Bilinmeyen Numara: Ben geldiğimde arkanı dönme, gözlerini bağlayacağım. Parka girdiğimde ağaçlardan birinin önünde öylece dikildiğini gördüm. Karşısından ay ışığı vurmuş ve gölgesi tam önüme düşmüştü. Nefes kesici görünüyordu. Yavaşça ona yaklaştığımda beni hissettiğini hissettim. Vakit kaybetmeden elimdeki bandanayı gözlerine sararken parmak ucumda yükselmem bile yetmemişti. Bu kadar kısa olmak benim suçum değildi? "Boyunun kısa olduğunu biliyorum artık." diye mırıldandı alayla karışık. Sesini duymak bile bir kanser hastasında kemoterapinin yarattığı şifayı yaratıyordu bende. Sonunda bandanayı bağlayıp önüne geçtiğimde vakit kaybetmeden tekrar parmak uçlarımda yükselip kollarımı boynuna doladım. O da vakit kaybetmeden kollarını belime sarıp sanırım bel fıtığı olmamak adına beni hafifçe yükseltti. "Tahmin ettiğimden de küçüksün sen." Sesini yeniden duymak tüm savunma kalkanlarımı yerle bir etmişken hıçkırarak ağlamaya başlamıştım. "Yanımda ağlarsan," sesi titriyordu. "Ben de ağlamak zorunda kalabilirim." Bunu duyunca ağlamam daha da şiddetlenirken onun da burnunu çektiğini duydum. Karşısında biri ağladığı zaman dayanamayıp ağladığını zaten biliyordum ama hastalıklı bir şekilde bu anı yaşamaktan çekinmemiştim. Artık taşıdığım şeyler bedenime ağır geliyordu çünkü. "Doğum günüm." diye fısıldadım. Sesimi tanımasını asla istemiyordum ama ağladığım için sesimin çatallı çıkacağını da tahmin etmiştim. Tecrübeler. "Doğum günün kutlu olsun." diye fısıldadı o da çatlayan sesiyle. "Mutlu yıllar." Ondan ayrılıp karşısına dikildiğimde onun da kolları iki yanına düşmüştü. Sağ elimi sol yanağına götürdüğümde gözlerimi kapatıp dudaklarına yükseldim. 3 yıldır ondan habersiz onu hayal ederken defalarca bu anı da düşünmüştüm. Ve şimdi fark ediyordum da... hiçbiri gerçeği gibi hissettiremezdi. Dudaklarımı dudaklarına bastırdığımda sabah bundan çok pişman olacağımı biliyordum ama aldırmadım. Belki de bu ilk ve son fırsatımdı. Geri çeviremezdim. Bu hareketi benim kadar onun da beklemediğini kasılan yanak kaslarından anlamıştım. Ne var ki yapabileceğim bir şey kalmamıştı... Dudaklarımı dudaklarından çekip "Sen'li yıllar." diye mırıldanıp arkamı döndüm ve koşar adım parktan çıktım. Bilinmeyen Numara: Bu anı rüyalarımda çok kez görmüştüm. Bilinmeyen Numara: Benim için ilkti... Bilinmeyen Numara: Yalnızca filmlerde ve fotoğraflarda görmüşlüğüm var, yaşamışlığım yoktu. Bilinmeyen Numara: Geçen 3 yılın da bana öğrettiği gibi; Bilinmeyen Numara: Bir fotoğrafın rüyası saç beyazlatır. (Görüldü.)
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD