Hayatın şanstan ibaret olduğunu anlayalı çok olsada, şansımın böyle lanetli olduğunu öğrenmek çok ağır olmuştu. Sevdiğim adam gözlerimin önünde öldüğü günden sonra çiçek açmayı bırakmış, sadece oğlum için yeşerip solmamaya çalışıyordum. Bazen yapraklarımın solup, döküldüğü olsa da onun için tekrar, tekrar yeşillenmeye çalışmak için tüm gücüm ile savaşıyorum. "Çiçek abicim biliyorum daha öncede konuşmuştuk ama İtalya'ya senin gitmen gerekiyor mecburen. Demirhan'a hep birlikte bakarız merak etme. Hem Kurt İtalya'da belki oda sana eşlik eder." dediğin de tüm düşüncelerden bir kez daha çıkıp gerçek hayata geçiş yapmıştım. Çağhan'ın bıraktığı şirketi onun istediği gibi en iyiler arasına sokmak için gece, gündüz çalışıyordum. Onun hayali ne varsa, kendi hayalimmiş gibi yapıyordum. Şimdi ise İt

