Sanki beni duymadı. Dudakları aralandı, nefesi hızlandı. Mavi gözleri aniden buğulandı, çene hatları sertleşti. Bir yabancının adını böyle söylemesinde, bir geçmişin yankısı gizliydi. “Kadir?” dedim. “Tanıdığın biri mi?” Ama o yerinden kıpırdamıştı bile. Bir anda sandalyesini geri itti. Sandalyenin ayakları zemini sürttü, çıkardığı ses tüm kafede yankılandı. İnsanlar başlarını çevirip baktı. Kalbim göğsümde hızla çarpmaya başladı. Kadir ayağa kalktı. Gözleri hâlâ o kadındaydı. Kadın da o sırada başını kaldırdı. O an, zaman sanki dondu. İkisinin gözleri birbirine değdi. Kadının elindeki çay bardağı hafifçe titredi. “Gamze…” dedi Kadir bir kez daha. Bu defa sesi daha sertti, neredeyse bir fısıltıyla bir emir arasındaydı. Kadın gözlerini kaçırdı, dudaklarını birbirine bastırdı. Sonra, b

