Nehirden ayrıldıktan sonra uzun bir süre olduğum yerde kalakaldım. Dudaklarımda Kadir Ağa’nın ani dokunuşunun sıcaklığı vardı hâlâ. Ellerim titriyordu. Su, tenimde soğuk bir örtü gibi geziyordu. Birkaç kez gözlerimi kapatıp derin nefes almaya çalıştım. Kendime gelmem gerekiyordu. Sonra dizlerimi suyun dışına çıkardım, bluzumu çektim, saçlarımdan akan suların boynumdan aşağıya süzülmesine engel olamadım. Kıyafetleri tekrar leğenin içine yerleştirdim. Birer birer çırptım, yıkadım, taşın üzerine vurdum. Su sıçrarken ellerim acıdı ama içimdeki çalkantıyı biraz olsun bastırdı. On dakika kadar bekledim. Hem nefesim toparlansın istedim hem de üzerim biraz kurusun istedim. Güneş yakıcıydı ama suyun serinliği hâlâ üzerimdeydi. Kıyafetler kuruyunca üzerime geçirdim. Tam o sırada bir ses duydum. A

