Nefes alamıyordum. Kapının ardına bakarken gözlerim kararıyordu. Kadir hâlâ o lanet kilitle uğraşıyordu ama sadece metalik bir tıkırtı duyuluyordu. "Açılmıyor," diye fısıldadım, sesim titreyerek. "Burada sıkışıp kalacağız, değil mi?" Kadir döndü, sırtını kapıya dayadı. Gözleri karanlıkta parıldıyordu. "Korkma Leyla, açılacak." Ama sesindeki o küçük titreme beni daha da korkutuyordu. Sonra ani bir hareket. Eli baldırımı kavradı, sıcak avuçları tenime işledi. İrkilerek çekmek istedim ama bacaklarım taş kesilmişti. Parmakları yavaşça baldırımı sıkmaya başladı, kaslarıma hafif bir ağrı yayıldı. "Sakin ol," dedi alçak ve yatıştırıcı bir sesle, eğilerek. Nefesi kulak mememe değdi, ürperdim. "İstersen bana sarıl," diye ekledi, sesi daha da yumuşayarak. "Sakinleşmene yardım etmek isterim."

