--- Bölüm: “Depo” Yağız’ın arabası, geceyi yaran bir gölge gibi ilerliyordu. Patika yolun sonunda, deniz kıyısına yakın, terk edilmiş bir sanayi bölgesi uzanıyordu. Eskiden gemi malzemeleri depolanan büyük bir hangar — şimdi pas tutmuş, karanlığa gömülmüş bir yıkıntı. Yağız arabayı durdurdu. Motor sustuğunda, içeriye sinmiş bir uğultu duyuldu: rüzgâr, metal duvarlara çarpıyor, içerde yankılanıyordu. Emir camdan eğilip baktı. > “Efendim, içeride ışık yok. Ama arka tarafta bir kapı aralık.” Yağız başını salladı, tabancasını çıkardı. > “İki kişi sağdan, iki kişi soldan. Ben ortadan giriyorum.” Adamlar sessizce dağıldı. Yerdeki cam kırıkları, adımların altında çıtırdayarak kırıldı. Yağız ağır adımlarla aralık kapıya yaklaştı. Elini yavaşça itti — menteşeler paslıydı, gıcırd

