Sanatoryumun alevler içindeki görüntüsü hala zihinlerinde tazeyken, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte Aksel Holding’in cam binası, şehrin üzerinde bir zafer anıtı gibi yükseliyordu. Ece, aynadaki yansımasına baktığında artık sadece "asistan" veya "kurban" olan o kızı görmüyordu. Üzerindeki siyah, vakur takım elbisesi ve parmağındaki pırlanta yüzükle, fırtınanın içinden geçmiş bir kraliçe gibiydi. Rüzgar, arkasından yaklaşıp ellerini onun omuzlarına koydu. "Hazır mısın?" diye sordu sesi huzur dolu bir tınıyla. Ece, başını hafifçe arkaya yaslayarak gülümsedi. "Bu kez korkutmak için değil, inşa etmek için giriyoruz o kapıdan Rüzgar. Babamın mirasını temiz ellerle yöneteceğiz." Holding binasına adım attıklarında, lobideki tüm çalışanlar saygıyla ayağa kalktı. Bu, sadece bir patronun dönüşü deği

