Medya: İrem Güler
Şöyle bir karar aldım: Kitap çok başta olduğu için ilk 10 bölümü her gün bir bölüm olmak üzere yayımlayacağım sonra da Çarşamba ve Cuma günleri bölüm günü olacak.
Yorum yapandan Allah razı olsun hshskakalalqlurshsshh(dinlenci gibi oldu aq)
Okulun bahçesine girer girmez ders zili çalmış ve ben adeta okula ışınlanmıştım. Her zaman okula geç kalıyordum ve bu gidişle devamsızlıktan dolayı mezun bile olamayacaktım. Götümü yataktan kaldırıp beş dakika erken uyansaydım eğer şu an bu telaşı yaşıyor olmazdım.
Dersimiz matematik olduğu için Yakup Hoca bir dakika bile beklemeden derse girer ve aynı şekilde yoklama almaya başlardı. Yani kısa yoldan her şekilde boku yerdim. Net!
Sınıfımız dördüncü katta olduğu için nefes nefese üç kat çıktım ve dördüncü kata yani son kata çıkmadan önce birkaç saniye nefes alıp son katı da çıktım ve kendi katıma geldim.
Yakup Hoca derse girmiştir düşüncesiyle daha da hızlanan adımlarım ve sınıfta kalacak düşüncesiyle oluşan göt korkum beni çok zor duruma sokuyordu.
Sınıfıma doğru gittiğimde gördüğüm görüntü derin bir nefes almama neden olmuştu. Çünkü okulun ayrılmaz dörtlüsü Fırat, Uğur, Furkan ve Yağız Yakup Hocayla konuşuyorlardı.
"Hocam vazgeçin artık şu matematik dersini anlatmaktan. Vallaha biz gerizekalıyız anlamıyoruz." diyen Uğur'a Yakup Hoca gülerek cevap verdi.
"Gerizekalı olduğunuzu biliyorum Uğur'cuğum. Bunu söylemene gerek yok ama helal para kazanalım diye mecbur anlatıyoruz dersleri."
Yakup Hocanın arkasından arkasından gizlice geçip giderken bütün grubun bakışları garip bir şekilde beni buldu. Yakup Hoca tam arkasını bakacakken yani bana bakacakken bu sefer Yağız buna engel oldu.
"Hocam ya sizin kazandığınız para haram olabilir mi?"
"Neden olmasın?"
Sınıfa güvenle girip kapıyı arkamdan kapattığımda ise kime ait olduğunu tam olarak anlayamadığım bir ses doldu kulaklarıma.
"Tamam boş yapmayın. İşimiz bitti artık gidelim. İyi dersler Hocam."
Hay anasını satayım ses o kadar az gelmişti ki kim olduğunu bile anlayamamıştım.
Yakup Hoca sınıfa girmeden sırama gidip oturdum ve kendimi boğucu bir günün kollarına bıraktım.
...
Çiğ köfte: Aman Allah'ım ne kadar da güzelsiniz hanfendi.
Çiğ köfte: Sabah sabah yine düştük.
Miray: O dörtlü gruptan birisisin değil mi?
Çiğ köfte: Bilmem.
Çiğ köfte: Bunu nerden çıkardın?
Miray: Yakup Hoca derse girmesin diye onu oyaladınız.
Miray: Ben gittikten sonra da muhabbeti kesip sınıflarınıza gittiniz.
Miray: Doğru düşünüyorum değil mi?
Çiğ köfte: Sen akıllı bir kızsın.
Çiğ köfte: Ama bu doğru da olabilir yanlış da olabilir.
Çiğ köfte: Kim olduğumu zaten öğreneceksin.
Miray: Ne zaman?
Çiğ köfte: Yakında.
Miray: Bu belirsizlikten bıktım artık.
Çiğ köfte: Beni düşünüp kafa yorma. Dediğim gibi hiçbir zaman kötü bir amacım olmadı ve olmayacak da.
Miray: Sana o kadar küfür ediyorum hiç mi üzülmüyorsun?
Çiğ köfte: Hayattaki bazı şeylerin ipi bizim elimizdedir.
Çiğ köfte: Onları mutluluğa da hüzne de çevirebiliriz.
Çiğ köfte: Ama ben seninle mutlu olmayı seçtim.
Çiğ köfte: Benim üzülmeye vaktim yok Miray. Üzülmek için ekstra zaman harcayamam.
Çiğ köfte: Ben bütün zamanımda sadece seni sevmek ve memnun olduğum hayatıma devam etmek istiyorum.
Çiğ köfte: Umarım anlatabilmişimdir.
Görüldü
Çiğ köfte: Güzel. Anlatabilmişim.
Çiğ köfte: Neyse sen dersini dinle. Sabah çiğköfte yemediğim için çok asabiyim dbshhsjzjsjsjjsjakakamkamamammak
Çiğ köfte: Gidip bir parça bir şey yiyeceğim.
Miray: Sabah sabah çiğ köfte?
Çiğ köfte: Allah çiğ köfte sevgimize zeval vermesin.
Çiğ köfte: Amin de lan.
Miray: No amin!
Çiğ köfte: Bana küfür etseydin bu kadar zoruma gitmezdi:'(
Çiğ köfte: Nesye hadi ben gidiyorum.
Çiğ köfte: Görüşürüz:)
Sizce Bilinmeyen gruptan biri mi?
Ya da ben dikkatinizi onların üstüne çekip hiç beklenmeyen birini mi ortaya çıkaracağım.
Bilinmeyen o gruptan diyenler?
Senin işin belli olmaz diyenler?