ARYA GEŞADAN: “Ayşegül, yeter, tamam,” desem de durmadı. “İnanmıyorum Arya, resmen ayak bileğin parçalanmış ya!” derken hâlâ özenle yarama pansuman yapıyordu. Dersten sonra hepimiz yatakhaneye dönmüştük. Diğer kızlar hâlâ benden bahsediyor, parkuru nasıl ölmeden bitirdiğimi sorguluyordu. Ama onların sesleri arka planda uğultu gibiydi. Benim bütün dikkatim, bileğimde gezinen Ayşegül’ün ellerindeydi. Dudaklarım aralandı, kısık bir sesle konuştum: “Ayşegül… acımıyor bile.” Sonra gözlerim hafifçe doldu. Onun başını önüme eğmiş hâline bakarken boğazıma bir yumru oturdu. “Benim yaralarımı… daha önce hiç kimse sarmadı,” dedim fısıldar gibi. “Ya kendim sardım… ya da sardıklarımın arasında kayboldum.” O an duraksadım, gözlerim dolduğunu fark etmesin diye başımı hafif yana çevirdim. Elleriml

