Yanlışlar

4734 Words
Güzel bir laf var ya"gözden yaş çıkarmı,canın yanmasa" Jessicanın durumu da böyleydi,gözleri ağlamaktan kızarmış ,dudakları susuzluktan kurumuş rengi kaçmış halsiz halde arabayı kullanmaya devam ediyordu.Hiç bir yerde durmuyor,uyku nedir bilmiyordu. Nasıl uyusun ki, yeşil gözlerin sahibi onun uyumasına izin vermezken.... Kalbi onun için sızlıyor,onun temelli gitmesini kabul etmiyordu. Ruhu sanki şu an bedenini bırakıp çok uzaklara gidecek ve asla dönmeyecek gibiydi. Yemek bile zar-zor geçiyordu boğazından. Derek çok acı çekti mi? ,canı çok mu yandı?. .onlardan birine dönüşürken benim onu nasıl bıraktığımı görüyorken aklından ne geçti ... ....artık Jessicanın gözlerinin suyu bile kurumuştu .Gözlerinin önünde yıldızlar,kuşlar uçuşuyordu.Az irelide sanki , çevresi büyük duvarlarla kaplanmış olan bir barınak gördü. Jessica parmaklarıyla gözlerini sildi. -Bu halisünasyon değil ,bu gerçek ben b.u..l..du..m Sesi bile çıkmıyorken ,halsiz ve bitkin halde arabadan indi.Bacakları ve vücudu onu dinlemekten vaz geçmişti. İşte ayakta duramayan Jessica toprağı tadıyordu. Toprak bile onun kurumuş dudaklarında duramadı Jessica elini yere bastırdı. Dizlerinin üzerinde durmaya çalışıyor… . aynı zamanda sanki yıllardır su geçmeyen kurumuş boğazından sesini çıkarmaya çalışıyordu -yardımmm ed...in... İçeriden bir asker kızın bu halini görünce,panikledi ona virüs bulaşmış olmasından korktu. -ellerinizi havaya kaldırın !!! Bayan lütfen ellerinizi havaya kaldırın.!!! Jessica zorda olsa dizinin onu biraz daha tutucağını düşündü ve ellerini izi düşmüş topraktan havaya kaldırdı . -Siz yaralımısınız? -ha hayır! Jessica bu sözleri söylemek için kurumuş olan dilini ve boğazını zorla çalıştırıyordu. Ama bu sefer kafası onu bırakıyordu -özel tim hemen buraya gelmelisiniz.Burda bir kız vaaar...... Devamını Jessica duyamadı. Beyini onu uzaklara götürmeğe karar vermişti.Son kez Jessica askerlerin hala birşeyler söylediğini biliyordu, ama anlamıyordu, sadece son kez acı hiss ettiği için derince nefesini içine çekti .....,bu… ..büyük darbeyle yere çakılan kafasının kanamasından doğan acıydı. Ben öldüm mü?!!! Burası neden bu kadar beyaz? -Doktor, galiba hastanın bilinci yerine geliyor! -hanımefendi siz iyimisiniz? -hanımefendi bizi duyuyormusunuz? Sanki kafamda her şey yerinden oynuyordu.Hemşireni duyuyordum... Ama…. Ne o??. parmakları iyirmi tane mi? İnsan sarhoş olduğunda böyle mi oluyor acaba?Bana neler oluyor? Ne oldu bana ? Kafam çalışmayı bırakmış ,şimdiyse bayılmadan önce yaşadığım anıların özetini sunuyordu *** Simon -Görev o kadar da zor değildi! -ya tabi… senin için 30-40 tane zombinin üzerine atlamak mı heyacanlı oluyor?! -Simon bazan düşünüyorum da sen gerçekten onları mı durdurmak istiyorsun yoksa kendini mi? -Meggi , Daniel ya siz ne zaman benimle uğraşmaktan vazgeçeceksiniz? -kusura bakma ama biz senin de neler yapa bileceğini biliyoruz,bir anın aksiyonsuz geçmiyor. -ben de böyle.... korkaklığımı unutmaya çalışıyorum! -yine mi?!! -evet,yine! Ben korkak olmasaydım,şu an ablam benimle olurdu.Ama ben ne yaptım,..bir korkak gibi bütün belaları ablama yükleyip,kendimi kurtarmayı düşündüm!Şimdi lütfen bana karışmayın. Arkadaşlar bir şey söylemek isteseler de Simonun gözlerinin parladığını ve ağlamamak için kendini zor tuttuğunu görünce sustular.Simonun şu an yalnız kalmaya ihtiyacı vardı.Ama buna Sisilya engel oldu. -Ya arkadaşlar iyi ki sizi buldum Simon gözlerinde oluşan yaşı sildi ve dedi. yoksa yine....birini bulamadın mı? -ama siz daha dikkatlisiniz de , lütfen bu günde ilaçları hastaneye götürmeme yardım edin...lütfen..... .. .sizden istemezdim… . ama kimseyi bulamadım,çünkü her kes bi yerlerde saklanmış, yeni gelenin dedi-kodusunu yapıyordur... Meggi: yeni birisi mi geldi? -evet! -nerden? -Nerden ola bilir? Tabiki Derekin ekibinden! -Ama Son zamanlar, Dereklerden buraya kimse gelmiyordu.Ne oldu acaba? Simon:hadi arkadaşlar çene çalmayı bırakın ! Bir an önce Yardım edelim Aslında Simon buraya gelen her insanı çok merak eder,içinde… bir umut yatardı,belki kardeşi kurtulmuştur, ama Derek denilen adamın ismini duyduğu an artık,kız mı ?sorusunu sormasına bile gerek kalmadı.Kardeşi asla Dereklere ulaşamazdı.Hem ulaşsa bile orda barınamazdı.Onların her dakikası savaş içindeydi!!!! -e Sisilya ben..... bunu nereye bırakıyım? -onu doktorun odasına! Simon elindeki kutuyu doktorun odasına bırakmak için odaya girdiğinde doktorun yüzü dolaba doğruydu, elinde bilinmeyen işlerle uğraşıyordu.Ama Simonu şaşırtan ona tanıdık olan şarkının çalmasıydı. Simon elindekileri salmamak için kendini toparladı, ilaçları masaya bıraktı ve şarkıyı dinlemeye başladı. -Ne oldu Simon ?güzel şarkı değilmi? insanı rahatlatıyor… -evett! Simon derin düşüncelerle içini çekti -ablam da…......... bunu hep dinlerdi,"pasenger -let her go!" Doktor Simona doğru döndü,Simon yerinde kalı verdi....şarkının çaldığı müzük kutusu çok tanıdıktı. Doktor camdan aşağıda gözüken arabayı işaret etti. -Bu o arabanın sahibine aitti,bu gün gelen kıza. Simonun elleri titriyor ,ama bütün gücünü toplayıp, cama doğru gitti ve yine konuşamadı. -Şu...gelen ..... kız.. nerde? -yan odada az önce kendine geldi de,halsiz olduğu için konuşturamadık. Simon hiç bir şey söylemeden odadan çıktı -ah şimdiki gençler kız ismi duydular mı koşarlar... Simon kapıyı çalmadan içeri girdi. Hemşire :Simon bir şey mi oldu? Simon hiç bir şey demeden kızın yüzünü görmek için yana geçti. Simonun gözleri fal taşı gibi büyüdü. Konuşmak için ağızını açtı ama dilini oynatamıyordu.. -ama..ama....sen... Jessica duyduğu kısık ama tanıdık sese gözlerini açtı. -Simon Simo.....ablacım.....bu sen misin?... Jessi ...........yaşıyorsun... bir kelime bile edemeyen,Simon bunun gerçek ve ya hayal olduğunu anlamak için ablasına sarıldı -bu hayal değil ,sen yaşıyorsun + -imkansız değil mi?!Ama ben bunu yaptım,çünkü senin yanına geleceğime söz vermiştim! -Jessi ben senin gelmediğini görünce öldüğünü sanmıştım -Onu asla göremezsin,ben senin tek şımarık çoçuk olmana izin verirmiyim? !Asla! Jessica güldü ,buna karşılık gözlerini dolmuş olan Simonda güldü. -Ama bana nasıl kurtulduğunu anlatırmısın? -vaktin varm ki? Hikaye uzun da ondan?!!!! -senin sesini bu kadar özlemişken,ben gerekirse sabaha kadar seni dinlerim! Güzel arkadaşım ve cesur ablam benim,bana herşeyi en baştan anlatmanı istiyorum Jessica önce anne babasını görmek istesede,onların yarın geleceğini duyunca,biraz üzüldü.Ama Simonun israrı yüzünden başına gelenleri baştan anlatmaya başladı.En çok ta arkadaşlarını ve Dereki..... ...ah Derek ..... keşke sonun öyle olmasaydı.Bunları anlatırken Jessica Derekle ilgili acılarını saklamaya,çalışıyordu -bak işte böyle.... . Simon Jesinin şimdi çok büyüdüğünü anladı.Jessinin acıyan kalbinin ve akan göz yaşlarını saklamaya çalışması buna işaret ediyordu. -ama söylediğin kadar,kolay değilmiş, benim ablam o kadar büyümüş ki,acı çektiğini benden gizliyor -Simon ben......beni boş ver..söylesene siz neler yapıyorsunuz.?? Simon ablasının başına gelen olayın kolay olmadığını biliyordu.Üstelik ablası hala ondan birşey saklıyordu.Kendi kabul etmek istemediği bir şeyi. Simon şimdilik bunu ondan sormayacak,ablasının zamanla ona yeniden güvenmesini ve kendisini hazır hiss etdiğinde o acıyı onunla bölüşmesini bekleyecekti . Sabah Jessi anne babasına uzun zaman aslında oldukca uzun zamandan sonra kavuşuyordu. Nasıl annesini özlediğini şimdi çok güzel anladı. Anne kokusu onu rahatlatarak,ona güvende olduğunu hiss ettiriyordu. Bir gün onlara yetmedi konuşmak,özlem gidermek için ama babası onu kendileriyle üste götürmek için gelmişti. -Ama baba ben de burda kalsam? -Jessi…... bilmen gerekiyor..... ..... sen bizim gözümüzün önünde olursan daha iyi! -Baba neden beni anlamıyorsunuz,siz zaten bizi hep yalnız bıraktınız,şimdi neden sizinle geleyim,hem ben Simonu bırakmıyorum..bırakamam… Annesi aradan geçen altı ayın ,Jessicayı çok etkilediğini şimdi fark etti. -Jessi,haklısın biz sizi çok ihmal ettik. Ama bu sefer biz sizi böyle….. Burda…... bırakamayız! Ya sana yine bir şey olursa?! -Bizden ayrılmak istemiyormusunuz,siz de burda kalın! -Olmaz öyle ,bizim orda daha bir sürü koruyucu silahlar yapmamız gerekiyor! Ne sanıyorsunuz o kadar zorluktan nasıl kurtuldunuz?! Ben inanamıyorum..... -Baba ,anne…....... bu işin içinde.....virüsün bulaşmasında sizin de mi payınız var? .... Simonun şu anda bütün dikkati babasının Jessicanın sorusuna vereceği cevaptaydı. Jessica şu an ne kadar kandırıldığının farkına vardı.Onun çok güvendiği, her zaman onlara gözü kapalı inandığı ailesi, onun karşısındakı insanlarmıydı?. Karşısında duranlar şu an ona çok yabancı ve korkutucu görünüyordu.Onlar bu kadar mı düştü?? , para için…..... silah ticareti yapılsın diye ,…… virüsün yayılmasını öylece seyr etti mi? Yani???... -kızım bak...bizi dinlersen… -baba neyi dinleyeceğim,siz virüsü yapmasanız bile,ama ona engel de olmamışsınız... -ama kızım bizim silahlar,onları durduruyor daha ne yapalım... -Demek benim burda kalmam kesinleşti! Ben sizin gibi olmayacağım,ben o insanlara yardım edeceğim,Simon gibi gönüllü olucağım! Babası ve annesi Jessicanın sinirle odayı terk etmesine mani olamadılar. Jessica yeni geldiği bu yerin bir kasaba gibi sakin ve düzenli olduğunu görünce ,burda biraz dolaşmak ve sinirini sakinleştirmek istiyordu. Şimdi ailesiyle daha fazla tartışmanın anlamı yoktu. Küçük evler ve parklardan geçiyordu,burda sanki yeni dünya kurulmuştu. -Burda durmakla egzersiz yapamazsın ,önce içeri girmen gerek Jessi arkasındakı kişiye döndü. Şimdi karşısındakı oldukca sporcu kişiliğiyle sert gözüken Piter Jessicanın hala onu incelediğini görünce -E konuşacakmısın ? Yoksa daha resim tamamlanmadı mı? -resim mi? -evet ,dikkatlice izlediğin için..resimimi çizdiğini düşündüm de. -Benim senin gibi kendini beğenmiş birine bakmam imkansız.....ben sadece düşünüyordum o kadar -tamam anladım ,şaka sevmiyoruz.Ama istersen senin sinirini yatıştırıcak bir şey öneriyim?! -neymiş o ? -Spor salonu... -Belkide haklısınız ...hadi gidelim Jessi içeri yeni girmişti ki,Simon geldi -e Jessi görüyorum ki,sen Piterle tanışmışsın bile,bende sana onu önerecektim.Eğer kendini hazır hiss edersen,hani bizimle keşfiyata çıkmak istersen,önce kendini savunma tekniklerini iyi bilmen gerekiyor.. -tamam o zaman başlayalım -abla bu ne hız?! -her dakika kıymetli,ben de bir an önce zombi kabusunun durdurlmasını,bize ,yardıma muhtaç insanları bulunmak istiyorum!!! hadi ,ilk ne yapmam gerek? -Sen Derekin ekibindendin öyle değil mi ? -eveet.?.. -bakalım o sana neler öğretmiş! Gebbi? Gebbi? -evet patron Genc bir kız karşımızda durmuş ;bana bakıyor ve Piterin talimatlarını dinliyordu. -silah ve hedef tahtalarını hazırlayın!!! Jessi ilk silahla kendini onlara kanıtlamaya çalıştı.On kurşundan dokuzu hedefe değdi. -Demek Derekle aran iyiymiş?! -onu nerden çıkardın? -senden önce de bura bir kaç insan gelmişti,onlar Derekin çok sinirli olduğunu bu yüzden doğru konsantre olamadıklarını söylerdiler...ama sen çok iyisin Jessi yine o anıyı hatırladı "git Jessi, Lütfen git" o kendini toparladı, -devam edelim mi? -tamam Haftalar geçiyordu, Jessica anne ve babasıyla gitmedi.Burda kalmayı tercih etti.Tabi Jessica karşısına bir hedef koymuş, o yolda düşüp kalkmaya,bütün bedeninin yediği darbelerden morarmasına, zorlanmasına;herşeye razıydı ,yeter ki, geçmişiyle yüzleşmek için güçlü olsun . Bazan geceler acı yüzünden hiç uyuyamayan Jessica kalb acısının daha çok yer aldığını biliyordu .O yeşil gözlerin bir zamanlar onu nasıl izlediğini onun için parlamasını, onun koruyucu dokunuşu hepsi dün gibi hatırlanıyordu.Sadece o insanın kendisi artık yoktu.Jessica odada yalnız olduğu için yaşlarını saklamadan, içden hıçkıra hıçkıra ağlıyordu."İlk defa birine aşık oldum ama o....." Kapı çaldı gece yarısı ..... kim ola bilirdi ki, Simon arkadaşlarıyla beraberdi.Kapı yine çaldı.Jessica yüzünü sildi.İşığı açtı,aynanın önünden geçerken kendinden korktu,bütün yüzü savunma tekniklerinde yediği yumruklar yüzünden korkunç haldeydi.Ama buna aldırmadan kapıya doğru gitti. -Kim o? -benim,Gebbi Bu kız bu saate beni neden arasın daha bir saat önce benim yüzümü moraltmıştı.Şimdi… Kapı açılınca kız elinde tuttuğu küçük kutuyu Jessicaya uzatıp -bunu Simon sana vermeğimi istemişti.Ama unutmuşum.Üzgünüm o kadar iş arasında unuttum,bunu yaralarına sür çabuk geçer,tamam mı? Sağol.... **** -Jessi lütfen -ama bende sizinle gelmek istiyorum -olmaz Jessica sen burda kalmalısın! Jessica üzgün odadan çıktı.Simon neden onunla gitmek için izin vermedi ki… . Jessica dün arkadaşlardan duyduğu o yere gerekirse yalnız gidicekti.O orda Derekle ayrılmak zorunda kalmıştı.O yer Dereki ondan almıştı.Şimdi ordaki kötü zombilerle mücadele etmek,Derekin kanını yerde bırakmamak onun da hakkıydı. Arkadan ayak sesleri geldi. -Kendci? Kendci dün sabah bölgeye gelmişti.Söylediği kadarıyla annesiyle gelirken krit ormanında onlara zombiler saldırmış.Annesi ormana doğru kaçmış,aynı Derekin son savaşının yaşandığı krit bölgesinde.Şimdi arkadaşlar o bölgeyi temizlemek için gidiyorken Simon Jessicanı burda bırakmak istiyordu.Ama Jessica gizli gitmesi gerekse bile, oraya gidecekti. -ne var? Bir şey mi söyleyeceksin? -duydum ki seni yarın ki göreve götürmek istemiyorlar -bu seni neden ilgilendiriyor ki? -ben sadece...sana bir teklif için geldim -Ne teklifi bu? -bak ben onlara söylemedim ama benim karım ve kızım hala orda, ben ekible gitmek istemiyorum.Onlar aileme zarar verir diye korkuyorum,ama ben yalnız da gidemem,arabayı kullanan biri gerekiyor. -benim evet diyeceğimi nerden biliyorsun? -evet diyeceksin çünkü sende orda Dereki kayb ettin! Kalbini rahatlatmak için son kez oraya gitmek istemezmisin? Ya o kurtulduysa?!!!!! Jessica şimdi karşıdakinin onu bu kadar iyi tanımasına şaşırdı. - ben bunları nerden biliyormuyum? Bende bir zamanlar o ekiple birlikteydim,senin onunla beraber gitmeni duymuştum,şimdi onu burda görmeyince anladım..... Jessica karşısındakını tanımasa bile ,her şeyi düşünüp "evet" dedi. Aşkın yaptıramaycağı şey yoktu. Gece Simon uyuduktan hemen sonra Jessica ceketini de alıp odasından çıktı.Araba ve çıkmak için izin belgeleri Simona aitti.Ama Jessi bunları Simonun odasından gizlice almıştı. Bütün gece araba kullanan ıssız yolda bu iki insan sonunda güneş doğarken oraya yetiştiler. Kenci ormana doğru koşmaya karısını ve diğerlerini aramaya başladı.Tabi Jessica hiç durur mu? onun peşinden gitti. Şimdi bir anlık ta olsa pişmanlık duyuyordu.Ya Derek onun karşısına çıksa ve onu ısırmak için onu kovalarsa ne olacaktı? . Çok pişman oldu,ama artık çok geçti .Bir an önce Kenciye yardım edip geri dönmeyi düşündü . Bunun için önce onu bulması gerekiyordu. Ağacların arasıyla giderken zombi çığlığı yükseliyordu. Ve işte Jessica belayı buldu.Altı belkide daha çok zombi onu fark etti ve onun üzerine doğru koşmaya başladı. Jessica omuzuna geçirdiği silahını çıkardı.Onlara ateş etmeğe başladı.Tam bir kaçını öldürdü diye düşünürken silah sesine daha da sayıları arttı. Jessica onlardan yalnız ağaçlarda saklanmakla kurtulacağını düşünürken,ilerde ağacın tam zirvesinde saklanan Kenciyi gördü. Ona doğru gitmek riskliydi zombiler Jesicayı fark ede bilirlerdi. Kendci..? Sesizce Kenciye seslenen Jessica Kencinin ona yardım etmesini beklerken o -üzgünüm ama ikimizde kurtulamayız ,onlar benim yakınlarımı zombiye dönüştürmüş bile! ama beni anla .......ben ölmek istemiyorum....üzgünüm dedi Jessca çok şaşkındı O elindeki silahı bana doğrulttu.Şimdi ya ben kurşundan korunmak için koşmalıydım yada ki yine koşmalıydım..çünkü peşimde beni öldürücek çok fazla zombi vardı..İşte koşuyordum.Diğer tarafa nereye gerekiyorsa oraya .. kurşundan kurtuldum ama ya zombiler.... Bu sırada ayağım takıldı ve düştüm,ellerimle kendimi kaldırmaya çalıştım ama yapamıyorum galiba ayağımı fena burkmuştum.Ağaca yaslandım. Bu kadar… . benim sonumun böyle olacağını hiç düşünmedim. Bak işte beni fark eden bir zombi,biri daha ve biri......... silahımda kurşun bile kalmamıştı. Ben birbir günahlarımı düşündüm, annemi ,babamı,Simonu ...ah keşke dün Simona veda etseydim....dört adım onların bana doğru koşmalarını saymaya başladım ama gözlerimi kapattım,canımı yakmalarını gözü açık izleyemezdim .. ..çok canım yanacak mı? .....bilmiyordum......üç ....iki...........birrr....bana soğuk bir şeyin dokunduğunu hiss ettim.. şimdi ısırır diye bekledim ve canımın yanacağına alışmak için bekledim ama hala ısırmıyor ..ellerimi kulaklarımdan çektim,gözlerimi yavaş -yavaş açtım… . Bana doğru gelen tüm zombiler yerde baygındı.Benim yanımda duran bir zombi hariç… ama neden beni ısırmıyor. Ben yerden boş silahımı elime aldım,Çok yavaşça kafamı yukarı kaldırdığımda.....derin nefes alan sanki biraz sakinleşmeye çalışan zombiler gibi rengi solgun yüzü morarmış,parmakları ısırılmadan çok kötü halde olan onu….. onu gördüm. Zombi olsa bile yüzü ısırık izi ve yaralarla kaplansa bile o yeşil gözler aynıydı.... Silahı ona doğrultmaya devam ederken -Seennnn....dilim bir söz söyleyemiyordu.Tek söz konuşa bildim -DDEREKK???? !!! Silahı ona doğrultmaya devam ediyorken,elim hala titriyordu. Ben gördüklerime inanmakta zorluk çekiyordum. O bir bana bir benim ona doğrultuğum silaha baktı. Bu kez o bakışlar çok soğuk ve ürkütücü geldi.O bana bir adım attı. -y… yaaklaşma vururum! Kimi kandırıyordum onu mu yoksa tir tir titreyen ,beni dinlemeyen ,vücudumu mu?!! -Hiç değişmemişsin,boş silahla mı vuracaksın ,beni? Hala güvenmemen gereken kişilere güveniyorsun! Bunu söylediği an benim için her şey bitti.Demek o benim kim olduğum biliyor o an kendimi kontröl edemedim silahı bırakıp ona sarıldım.O benim yaptığım şeyi görünce benim ona kenetlenen kollarımı kendinden ayırdı ,geri çekildi. Etrafa bakındı ve sonra beni daha da itti. -ne yapıyorsun?!!! Hem benden korkmuyormusun? Ben ........"korkmak mı?"…… .bunu duyduğumda içimden ona bağırmak geçti. Ama ormanda olduğumu unutmadan -Neden saklanıyorsun?! Neden??? Ben senin için göz yaşı dökerken,senin öldüğünü düşünürken.......... ……bu ağır ceza seni bırakıp kaçtığım için mi? Bir anda onun yeşil gözleri öfkeyle kaplandı. Bana yaklaşıp,ağzımı eliyle kapattı. -Bir daha bana bağırırsan,yemin ederim ,....... ..içimde yatıştırmaya çalıştığım kötülüğü , zombi virüsüne direnmeği bırakıb seni burda öldürürüm!! Anladın mı ?!!! Hem sen kimden hesap soruyorsun bırakıp kaçtığın Derekten mi,............yoksa her anı... . onlar gibi olmamak için ilaçla geçen korkutucu iğrenc görünümlü yaratıktan mı? Jessi bu sözlerin hancer gibi kalbine saplandığını hiss ediyordu.Derekin neden onu üzecek şekilde konuştuğunu anlayamıyordu. -Zaten senin burda olmaman gerekiyordu.Neden geldin ki? -Bennn.......ben ... - Benim nasıl kurtulduğumu mu merak ediyorsun? Aslında onun nasıl kurtulduğunu gerçekten merak ediyordum.Bu kadar ısırılmaya rağmen, o iyiydi. -evet, sen ......sen nasıl onlara dönüşmedin? -Beni bıraktığında....... elimdeki metal çantada virüse karşı ilaç vardı. Jessica hemen olanları hatırlamaya çalışıyordu,o gün köpekler saldırırken Derek onlara elindeki çantayla vuruyordu.Demek o doğru söylüyordu.. -Ama....ilacı yok demiştiniz? -Yok! çünkü bundan kimsenin haberi bile yoktu.Emma bundan yalnız iki şişe yapmıştı.Birini benim için eğer,saldırı olur diye,diğerini de kendine.........malesef onda işe yaramadı........ Bende o günden bunu çok gizli yerde tutuyordum ,yaşama amacım olmadığı için kullanmayı hiç düşünmüyordum,bu yüzden onu kimsenin giremeyeceği bir yerde saklamıştım.Arabanı almaya gittiğimiz o yerde…… . saklıyordum! -yani sen ... beni kandırdın !Güya bana arabamı almama yardım edecektin ama aslında ilaç içindi! -Evet! Şimdi anladın mı?! Ben iyi biri değilim! Ben her şeyi kendi çıkarım için yaptım! Şimdi sende git,ben ilaç yüzünden insanım! Ama onlar değil! Sen yanlış yerdesin, zombiler çok fazla beni ısırırlarsa onlardan kurtula bilirim,daha fazla dönüşmem,seninse hiç şansın yok!!! Git bir daha dönmemek üzere, benim hiç yaşamadığımı düşün ve sonsuzadek git!! Jessicanın, güvendiği her kes tek tek ona yalan söylerken ,Derekin de sandığı gibi olmaması onu yine hayal kırıklığına uğrattı ve içten tamamen yıktı .Ama bu söz hafif kalırdı.Kalbi sanki sıkışmış, nefes almak zorlaşmıştı. -Bak arabana giden en kısa yol o çalılardan geçiyor, arabana bin evine dön!!!! Jessica ağlayarak son kez Dereki izledi.Belki de buna hiç gerek yoktu.O gerçek bile değildi.Onun savunmaları,ona sahip çıkmaları şimdi boş ve anlamsız geliyordu.Jessica yaşadığı herşeye şimdi farklı bakıyordu.Jessica onun işaret ettiği yere gitmek istedi.Ama yine durdu. -Derek,bizimle gel sendeki ilaçla dünya kurtu..l.u.. Devamı yoktu.Derek zombilerin yaklaştığını duyunca, cebindeki ilaçla Jessicayı bayıltmıştı.Derek bir anda baygın Jessicayı çalıların arasında saklarken kendisi,gözden kayb oldu.Jessicanın bilinci açıktı,bayılmadan önce son bir kez Dereki izledi ,sanki son defa onun yüz hatlarını aklında tutmaya çalışıyordu. Ama gelen zombi değil ,Simonun ekibiydi.Onlar dün gece den yola koyulmuştu. Sebebi dün yeni gelen arkadaşlar dahası onların haberleriydi.Selena babasıyla birlikte haber için gelmişti Haberin ilgisi olan şahıs Kendjiydi.O Melissayla beraber kaçmıştı.Selena Melisanın Jessicaya olan nefreti yüzünden kötü bir şeyler planlamış ola bileceğini düşünürken, Jessi ve Kendjini ortalıkta göremeyince olacaklara gec kaldıklarını anladılar.İşte o an Simon ablasını zombiden daha tehlikeli olan birinden kurtarmak için hazırlanıp yola çıkmıştı. Simon arkadaşlarının korku dolu bakışlarına aldırmadan kardeşine yaklaştı. -şükürler olsun! Durumu iyi ! Isırılmamış, siz etrafı kolaçan edin, diğerleri benimle gelsin geri dönüyoruz!!! Aramalar sürse bile zombiler hariç kimse bulunamadı.Kendji bile yoktu. Herkes üste döndü.Jessica kendine geldiğinde Dereki sordu.Tabi o zaman kimse ona inanmadı.Belki Simonda inanmamıştı,ama Jessicayı üzmek istememiş,tamam sana inanıyorum ve onu aramak için geri dönüyoruz demişti. Akşam önemli toplantı oldu ve general orda Jessicanın haklı ola bileceğini söyledi.Onlara yıllar önce zombilere karşı yapılan ilaçtan bahs etti(ilaçta olan bakteriler kana geçen virüsleri parçalayarak dönüşmenin karşısını alıyor,bağışıklık yaratıyordu) -Siz şimdi mi bunu söylüyorsunuz, herkes ablamın deli olduğunu sanarken? -üzgünüm Simon! Biz tam bilmiyoruz, belki de gördüğü Derek değil? Bunu yalnız bu akşam keşfiyat timi geldiğinde anlarız Simon kafasını salladı ve ordan ayrıldı. Akşam Herkes timi bekliyordu.Bu timle binlerce zombileşmiş insanların yeniden insan olma umudu gele bilirdi.Sonda tim geldi.Ve bir çok kişi yerinde dondu .Karşılarında ölü sanılan üç kişi canlı duruyordu.Virüsü durdurmaya çalışan Klark, ilacı yanlış hesaplayan Emma, ve onu bulmak için uzun zaman aramaları sürdüren Derek. *** Kimse Jessicaya Derekin bulunduğunu söylemiyordu.Simon Jessicanın Dereke arkadaşlıktan daha fazla şeyler hiss ettiğinin farkındaydı.Şimdi Derekin sevgilisiyle beraber bulunduğunu nasıl anlatırdı ona. Selena arkadaşı için çok üzülüyordu. O sırada laboratuvarda son testler yapılıyor,Emma ve Derekten alınan kanlarla panzehir hazırlanıyordu.Gelişmiş makinelerle son testler de yapıldı.Derek ve diğerleri tamamen sağlamdı artık. -Selena lütfen anlatın!! Biri bana gerçeği anlatsın artık!! Derek bulundu mu?.Bir kaç haftadır sorularımı geçiştiriyorsunuz,dışarı çıkmama da izin vermiyorsunuz ! Simon lütfen?! -gerçeği mi bilmek istiyorsun? -Simon yapma!! -yeter Selena biz bunu Jessicadan daha fazla saklayamayız.Bunu bilmek onun hakkı! -evet Jessica ! Derek bulundu.Şimdi gayet iyi, hatta şu an dışarıda...... arkadaşlarla beraber!!! Jessica bunu duyunca devamını beklemedi. Söylediği tek kelime "dışarda mı" ve öylece dışarı koştu. Simon onun peşinden koştu.Jessica kapıya yaklaştı .Tam Dereki görüp ona doğru gitmek isterken ,başka bir şey daha gördü. "Sevgilisini". Kız onun dudaklarına öpücük kondurdu ve biraz uzakta olan apartmanlardan birine girdi. Jessica bir kaç dakika konuşamadı,hayalle gerçekliği ayırmaya çalışıyordu. -Sana söylemek istemiyorduk. - Derek ormanda sevgilisi için saklanıyormuş! Jessicanın duyduklarını kaldıramayan kafası bir anda dönmeğe başladı.Simon hemen Jessicayı yakaladı.Ama Jessica onun elini geri itti,kendisi ayakta dura bilirdi.Hatta gördükleri kalbi ve aklı için fazla zor gelse bile. -Bak Simon sana söylemeyelim demiştim.Lanet Derek yüzünden arkadaşımın üzülmesini istemiyorum! Ama Jessica ne Simona ne de Selenaya aldırmadı.Bütün dikkati kalbine saplanan hancerin sahibindeydi.O telefonda bir şeyler arıyordu.Ama sanki onu acı ve nefretle izleyen çift gözleri hiss etti Kimin olduğunu bilmeden,başını kaldırdığında Jessicayı gördü.Ama Jessica ona bakmadı bile,sadece kafasını çevirdi ve gitti. Şimdi Jessica kimseyi görmek istemiyordu. Yalnız kalmak,olanları kabul etmesi gerekiyordu. Göz yaşlarını kimse görmemeliydi.Ağlarken bile içinte fırtınalar kopsa bile,sessiz ağlıyordu."Kendi düşen ,ağlamaz" . Bunda yalnız kendini suçlu buluyordu "Aptal kalp öyle birini neden sevdin,kalbinin başkasında olduğunu görmedin mi??!!! Melisa haklıydı,şimdi bende onun durumuna düştüm iyimisin???? ........ -benim ki de soru nasıl iyi ola bilirsin ki,özür dilerim ............keşke seni Derekten uzak tutsaydım,belki şimdi canın bu kadar yanmazdı..... -sen mi? Selena kaderim böyle, sen ne yapa bilirdin ki........Biliyormusun şimdi Melisayı anlaya biliyorum... bende aptal gibi ona kandım. ..... -hayır Jessi sen Melisa gibi değilsin!!!! -Keşke ona hiç güvenmeseydim.....en kötüsü ne biliyormusun?.... düne kadar aptal gibi onun için ağlıyordum,ölmesini kabullenemiyordum. Ama hiç değmezmiş.....bak şu an bile bed dua okuyamıyorum..Selena bak şuram çok yanıyor. Jessica elini kalbinin üstüne koydu. -Ama onun karşısında güçlü duracağım. Ben asla Melisa gibi onun peşinden koşmayacağım Jessica yerinden kalktı. -nereye? -Merak etme ! Bazı aptal kızlar gibi kendime bir şey yapmam. Spor salonuna gidiyorum.Kafam dağılır. **** -galiba seni çok üzmüşler.....Jessi onu gerçekten çok mu seviyorsun? -Anlamadım???? -anladın.....anladın..ve sakın bana sadece arkadaşın olduğunu söyleme! -Piter.... boş versene yalan olan bir şeyi neden konuşalım ki?!!!! -" Yalan mı?" bence sen buna kendini inandırmaya çalışıyorsun Şimdi Jessi kum torbasına daha sert vurdu. -evet!!! inanmak istiyorum,o herif beni kullandı...ama ben kalbime söz geçiremiyorum " bunu mu duymak istiyorsun? -ilk defa mı? Jessica onun ne dediğini anlamamıştı -Yani demek istediğim, senin şu halin ilk defa birine aşık olduğunu söylüyor?!! - bilmiyorum artık gerçekten hiç bir şey bilmiyorum..... -tamam ,sakin ol ....biliyormusum....panzehir işe yarıyor, doğru....... şimdilik ilaçlanan tüm hastalar 2 yıl kadar uyku modunda olacak,zamanla onlara gerçeklik anlatılacak,yeniden insan gibi normal şeyler yapacaklar. - evet Piter ,bu iyi haber ama ilacın kötü etkilediği ,ölmesine sebeb olanlarda var, bunu da unutmamak lazım.Demek Doktor hanım o kadar iyi hesaplayamamış! -Senin ne alıp veremediğin var şu Emmayla, sonuçta bütün suç Derekte. Jesica kum torbasını durdurdu. -haklısın suç Emmada değil , ama bende!!! Jessica spor salonundan hızla ayrıldı. -özür dilerim ! JESSİ! Ben öyle söylemek istemedim!!! Ama artık kapı kapanmıştı bile. **** -Neden? Derek bahçede arkasında Selenanın kızgın halde soru sormasından konunun ne olduğunu anladı -Selena?!! Nasılsın? -sana bir soru sordum ! O zaman bizi Frenkden kurtarırken ne düşündün? Yani o "iyiliğin" altında ne yatıyordu?? Söyle!!! Madem Jessicaya böyle zarar verecektin neden ona yaklaştın? Bende aptal gibi Jessicaya karşı hep seni savundum! Bu kelimeleri sabırla tepkisiz şekilde dinleyen Derek -sen şu an boş konuştuğunun farkındamısın.Madem gerçek yüzümü gördün hesap sormana gerek var mı? -Doğru!!! Seni insan yerine koyanda kabahat! Senin gibi kalpsiz , kötü birini görmedim! Hani Frenki diyordun ya ,ondan uzak durun ,size zarar verir, sen ondan daha kötüsün!!! Yazıklar olsun !!! Selena gözlerinde yaşla beraber kin ve nefreti de belli ediyordu. Bir kaç hafta sonra . ..... Jessica bu zaman çerçevesinde Derekle karşılaşmamaya çaba gösteriyordu.Bir iki kere aynı geçidi paylaşırken bile, Jessica kafasını kaldırıp, Dereke bakmamış,biran önce ordan uzaklaşmıştı. Bu gün Jessica yine spor yapmaya ve Piterle konuşmaya gidiyordu. Konuşacağı konu çok önemli bir konuydu. Yakında Simon diğer ekiple birlikte, kalan son zombilerin saklandığı bölgeye " ölü zona" adlı topraklara gideceklerdi. Ama Simon Jessicanın da onlarla gitmesini istemiyordu. -HAYIR!! OLMAZ Orası çok tehlikeli,sen daha hazır değilsin!!! -Yapma Piter, sende onun gibi düşünemezsin... bak ben hazırım, ayrıca ben Simonu oraya yalnız gönderemem!!! -O yalnız gitmiyor ki, o kadar asker var onunla giden.Hem sen orda baş edemezsın. -ya neden böyle yapıyorsunuz , hazırım işte!!! -hazırmısın?!!! Piter kocaman gülümsedi. -hadi saldır bana!!! -ne? -bana saldırmanı emr ediyorum!! Jessica biraz düşündü ama hemen kendini toparladı ve Piterin üzerine koştu. Piter onun yapacağı hamleyi anlamış gibi, onu hızlı haraketle yakaladı ve sırtını yere vurdu . -görüyormusun? -tamam ,hadi bir daha deneyelim Yine aynı şeyler tekrar yaşandı......... tekrar.... tekrar..... tekrar Jessica sürekli kendini yerde buluyordu. Bir kez daha düştü Piter elini ona uzattı. -sakın ağzını açıp ta bövürlenme! Anladım ,gidemeyeceğim. -Anlaman güzel,keşke diğer şeyleri de anlasan? Ben onun elinden tuttum ve ayağa kalktım ve onun son cümlesine yanıt istedim -ne demek istiyorsun? -demem şu ki,artık kalbinin kapılarını başka biri için açma zamanı gelmedi mi??? Ben şaşırmıştım. Ama hatırladığım kadarıyla bir kaç haftaydı,ben artık Derekin ismini bile anmıyordum.Şimdi bunu bana tavsiye olarak mı söyledi yoksa..... Piter parmaklarını Jessicanın yüzünde gezdirdiğinde Jessica son sözleri düşünmeği bırakıb, -Piter, ben çok mu kötü kafamı çarptım, yoksa sen bir şeyler mi içtin. Bu konu nerden çıktı? -Ben...ben... Piter Jessicaya mesafe kalmayacak kadar yaklaştı ve biran da kızın yüzünü avuclarına aldı.Biraz daha yaklaştı ve onu öpmek için eğildi. Jessica şimdi Piterin ne yapmak istediğini anladı ve ani yakınlaşma karşısında geri çekildi. -üzgünüm!üzgünüm! Ama ben bunu yapamam. Jessica dışarı koştu. Piter yumruğunu sıktı.Ama onun bilmediği bir şey vardı.Bunu yukardan sessizce izleyen kişi şimdi hiç sakin görünmüyordu.Sinirini duvara yumruk atmakla geçirmeye çalıştı. Ama işe yaramadı.Kendi öfkesine yenik düştü ve basamakları hızla indi Piterin tam arkasında durdu. -Senin buraya geleceğini tahmin etmezdim.Yoksa.... .. antreman yapmaya mı ?.... -Senin çok başarılı eğitmen olduğunu duyunca,bende formum nasıl merak ettim. -bu kadar mı? Şimdi bana spor için mi bu kadar kızgın olduğunu söyleyeceksin? -hayır ! Sana sadece kendi ağırlığından fazla şeyler kaldırmamanı söylemek istedim.Dikkat et altında kalırsın! -Ama unutuyorsun DEREK! Ben hep senin başaramadığın şeyleri kolayca başarmışımdır. Derek onu dövmemek için yumruklarını sıktı. - Bu sefer beni ilgilendiren konulardan uzak durmanı tavsiye edrim. -ben zaten seni ilgilendiren konularla ilgilenmiyorum. Anladııım sen....onunla benim samimi olmamı çekemiyorsun. -Kapa çeneni.Ondan da uzak dur, sonra çok üzülürsün. -yoksa sen mi üzersin?!!!! Derek duramadı, yumruğunu Piterin suratına giydirdi. -evet, ama sadece üzmem daha fazlasını yaparım!!!! Piter öyle durur mu? Hayır o da Derekin yüzüne yumruk attı. -Derek asıl sen uzak dur.Kıza yaşattıklarından sonra o sana asla dönmez!!! Derek yine bir yumruk attı. -sana da bakmaz!!!! Piter onun üzerine yürüdü ve kavga yerde devam etti.Bir birine yumruklar,tekmeler vuruyorlardı Jessica dışarda hava alıyor,az önce yaşadıklarını düşünüyordu.Belki de asla başkasını sevemeyecekdi. Omuzunda bir el hiss edince, döndü ve her şeyin sorumlusu olan kızı gördü -Emma??? -üzgünüm dalmıştın,seni korkutmak istemedim.Jessica değil mi? -evet...... -Derek senden ve Selenadan çok bahs etmişti. Jessica bunu hiç beklemiyordu.Ne söylemiş ola bilir,yoksa kandırdığını mı anlatmış.ama yok öyle olsa...Selenayı anlatmazdı... -umarım kötü şeyler değildir?!! -hayır tabiki değil ! Sizin onu Melisa yılanına karşı gözlerini açtığınızı söyledi,yani arkadaşı olarak size çok değer veriyor. Emma şu an göremiyordu.Ama o sözler Jessicanın kalbine zehirli ok gibi batıyordu. Demek "arkadaş" benimle yaşadıkları sadece arkadaşca mı yaklaşmaydı.Üzgündüm ama ayakta güçlü durmayı biliyordum.Şimdi fark ettim havanın nasıl soğuk olduğunu. Lanet olsun ceketimi içerde unutmuştum.Gidip almam gerekirdi.Umarım Piter beni görmez,çoçuğa ayıp olmuşmudur acaba Derinden nefes aldım - Emma ben ceketimi içerde unuttum da,onu alıp geliyorum. -Bende seninle gele bilirim ,öyle değilmi? Zaten Dereki sabahdan beri bulamıyorum. Şu kız Derekin burda olduğunu mu düşünüyor? Çok saçma,yoksa ona güvenmiyor mu?!!! Bütün bunları kafamdan geçirdim,ama sadece -ben çıkarken Piterden başka kimse yoktu ama gel istersen.. Ben ve Emma spor salonuna yaklaştıkça sesler yükseliyordu. Sanki ağır bir şeyler yere düşer gibi sesler çıkıyordu.Biz içeri girdiğimizde gördüğüm manzara benim tamamen "stop "etmemi sağladı.Beynim sakin sakin soru üretmeye başladı.Yüzleri kötü görünen iki insan aslında şiddete karşı olan ,tiplerdi.Onlar bizi fark etmiyorlardı bile. Derek önce kalktı ve Pitere kafa attı.Tam o sırada Emma benden daha cesaretli davranıp onun ismini söyledi. Böyle olunca önce Derek Piterden uzaklaştı.Her ikisi bize bakıyordu. Morarmış kanlı suratın ortasında iki göz nasıl bize baka biliyordu.Ben onlara acıdım.Piterin gözünün altı şişmişti.Kesin yumruk iziydi.Derekin de dudağı çok pis kanıyordu. -Derek???? Sen.burdasın, ve...bu hal ne? Bir birinizi öldürmek mi istiyordunuz,çünkü suratınız öyle olduğunu söylüyor???? Emma bunu sorunca ben ona inat . evet ona inat Pitere sordum -Neden bu haldesin,kavganının bu kadar şiddetli olmasının sebebi ne? -evet bende merak ettim? Bunu Emma söyleyince, ben onlara baktım.İkisi de hiç bir şey söylemiyordu.Ama Piter benim kızgın bakışım karşısında duramadı -neden bunu Dereke sormuyoruz? Kavganı başlatan Derek!!! Bu sefer bütün bakışlar Dereke yöneldi.Derek yine sakin bir şekilde hatta dudağı kanamasa belki de güler o biçim yani .....bize baktı.Dahası önce Emmaya baktı -bir şey yok ! Sadece ben ona bazı dövüş teknikleri soruyordum,sonra işte benim üzerimde denememesi gereken tekniği denemeye çalıştı.Bende ona dersini verdim!!! Artık o tekniği asla deneme ,o teknik bana ait!!! Kendini geliştirmeye devam et!! Tamam mı??? Piter buna sinirlenmiş gibi görünüyordu. -Evveeet teknik!!!! Ama ....Sana söyledim o teknik tam benlik!!!! Asıl sen uzak dur!! Yoksa yakınlarına zarar verirsin!!! Belki yine kavga çıka bilirdi Ama Emmanın sorusu onları şaşırttı. -Madem bir birinizi öldürecek raddedeyse şu teknik ,neden ikiniz de vaz geçmiyorsunuz?!!!. Hem ne tekniği bu???? Bu sefer Derek -Emma senin bileceğin basit bir şey değil. Dedi ve hırsla öfkeyle bana baktı. Ben nedenini anlamaya çalışırken,onunla tanıştığım günü hatırladım.İçimden" bu sefer ben ne yaptım? "Sorusuyla kendimi sorgularken Piterin de bana baktığını fark ettim.Bu işte bir iş vardı.... ama hayırlısı...
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD