Günün insana ne getireceğini bilmiyordu insan, hayatın zorlukları yeni hayatlar için büyük bir acıydı. Boran camın ardından hüzünle izlediği karısının artık gözlerinin açmasını bekliyordu. Gece yarasını çoktan geçmemişti son kalp krizinin ardından uyanması beklenmiş, oynattığı minik bir parmak kıpırtısı ile dünyası yeniden aydınlanmış hızla doktorlara haber vermişti. Sanki hiç dinlememiş gibi uyutmuşlardı, aile bireyleri sonunda rahat bir nefes almıştı. Diğer aile üyeleri evlerine giderken başında Boran, Hazar, Liya kalmıştı. Hayat sanıldığından da zordu. "Ağam!" Tüm daldığı düşüncelerden sıyrılan Hazar ona uzatılmış tepsinin üzerindeki kağıttan çaylara göz gezdirdi. "İstemiyorum." Kısa bir cevapla başını sallayan Ahmet, onun gitmesine izin vermemişti Liya. "Kaç saatten beridir bişi yem

