Bir gün sonra... Bir gün geçmişti, Liya hapis kaldığı bu odada küçük penceresinden yansıyan havanın kararıp aydınlanmasından anlamıştı, hayat gündüzü gece geceyi de gündüz yapmıştı. Tıkılıp kalmıştı küçük odada yemek getiren adamı bile takmıyordu dokunmamıştı dahi yemeğine beklediği vardı, Hazar'ın onu gelip almasını bekliyordu. Başka ne yapacağını bilmiyordu, hangi çözümü yer edindireceğini bilmiyordu... Daldığı düşüncelerden sıyrılmasını sağlayan demir kapının gürültülü sesiydi. Bakışları boş bir şekilde öylece duvarı izlerken gelen kişiyi dahi takmamıştı, bazı şeyler kolay olmasa da zorluklarıyla da başa çıkmak zorundaydı. "Duyduğuma göre Hazar'ın çocuğu varmış!" Alaylı sırıtışı bir süre Liya'nın üzerinde gezindi. "Ne yazık, senden değil ama!" Ne söylediği anlamayan Liya öylece Uraz

