Umudu tükenmiş bir insan yaşadığı hayattan zevk alır mıydı? Siz hiç hayattan ümidinizi tükettiğiniz yokluklar içerisinde kayboldunuz mu? Hazar ağanın yaşadığı duygu da tam da buydu.. Umudunun olmadığı yerle yeksanlığın. Ve üzerine atılan toprakta boğulur gibiydi. Nefessizlik çaresizliğin en dibinde yaşıyordu hayatından zevk almıyor. Sessizce yokluğun içinde boğuluyordu umrunda dahi olmamıştı kız kardeşinin kaçması evlenmesi hayata dair bir yaşantı çabasında değildi. Olup bitenlere de hiç ilgilenmemişti. Yoklukta boğulurken yaşamak için savaşmak ona çok anlamsız geliyordu. Hayata anlam yükleyen insanlar yaşardı. Bedeni yaşarken ruhu ölmüş bir adam olarak boştu onun için yapacağı küçük bir nefes almakta farksız değil gibiydi. Hayata sadece nefes almak için var gibiydi.. Gerisi boş bir yaş

