İnsan en çok kaybetmekten korktuğu insanı kaybederdi. Gitmez, bitmez, dediğimiz insanların yokluğuna alışa alışa yetişir yenisinin yeri dolsa da kaybetmenin doruğunu yaşar yokluğundan korkardık. İnsan büyümek isterdi her adımında düşüp dizini yaralarken bile yeniden kalkarken yeni düşüşler sanıldığı kadar ağır olmazdı. Çünkü alışırdı insan düştükçe tek başına yaralarının kendisinin sarması gerektiği bilir yeni ve yeniden tutunurdu. Belki amaç yoktu ruh bedeni çoktan terk etmişti. Ama yaşamak nefes almak için bir amacı yoksa insanın hayatın bir ottan başka hiç bir şey olmadığının farkına varamazdı... Bazen de herşeyin tersi olur mutluluğun dibine kadar vurur görmediği, duymadığı, bilmediği mutluluğa ev sahipliği yapardı. Bakışlarını etrafta gezdirmişti insan sevdikçe, sevildikçe güzell

