Mizgin Aynadaki kıza bakıyorum… yüzümde allık, gözümde kına gibi bir hüzün. Ellerim titriyor ama elimdeki bilezikler şıngırdıyor, sanki ben ağladıkça onlar gülüyor. Herkes aşağıda hazırlık telaşında, kahkahalar, tepsiler, şerbetler… Benim içimdeyse yalnızca sessizlik. Bu nişanlık değil, bu elbise bir zindandır. Annem saçımı örerken elleri titredi. - Kızım, kader… dedi. Susturdum. Kader değil bu, çaresizlik. Paraya tapan, cahil bir aileden geldiğim için başıma geliyor. Asla kader olamazdı. Kendi pisliklerini böyle örtüyorlardı. Kimseye sevgim ve saygım kalmamıştı artık. Görmek de istemiyordum. Sabah pazara giderken Semih Hoca'yı gördüm. Gözüm doldu, yutkundum. Ne olur… dedim. Ne olur beni kurtar hocam. Ama o gözlerini kaçırdı. Biliyordum, gönüllü değil. Mecbur değil. Ama içimdeki çoc

