Kadir Gözlerimi kapadığım an, başka bir âleme düştüm. Sisler içindeydim. Ay ışığı toprağa vuruyor, ama önümdeki yol bitmiyordu. Birden Şirin belirdi. Elinde kırmızı bir gül vardı. O kahverengi gözleriyle bana bakıyordu ama bakışlarında sevgi değil, nefret vardı. Dudakları titriyordu, “Bırak beni…” dedi. Sesini duyunca kalbim sıkıştı. Adımlarımı hızlandırdım, ona yetişmek istedim ama ayaklarım çamura saplandı. Ne kadar uğraşsam da ilerleyemedim. Tam uzanıp elini tutacakken… arkamdan bir ses yükseldi. Babamın sesiydi bu. O sert, buyurgan tonuyla: “Bir kadına bağlanırsan, sonun olur, Kadir!” Ses yankılandıkça Şirin’in silueti uzaklaştı, gül yere düştü. Gülün yaprakları siyaha dönüştü. İçimde tarifsiz bir öfke ve acı kabardı. Bir an… zincirlerin sesiyle irkildim. Zincirler benim bileğim

