Şirin Veterinerden çıktığımızda elimde minicik bir kutu, içinde de Sütlaç vardı. Evet, adını öyle koydum. Beyaz beyaz tüylerine bakınca aklıma başka ne gelsin? Zaten veteriner de benim kafada. - Bayağı tatlıymış deyince ben dayanamadım. - Sütlaç işte, tatlıların şahı dedim. Kadıncağız gülmeye başladı. Kadir’in suratı ise taş gibiydi, gülmemek için resmen kasılıyor gibiydi. - Adı Sütlaç mı olacak yani? dedi. - Evet, dedim gayet ciddiyetle. - Kedinin adını Kadir mi koysaydım yani? O biraz ağır olurdu dedim. Kadir gözlerini kıstı, bana bakarken dudakları kıpırdadı ama bir şey söylemedi. Bence içinden küfür ediyordu. Ama ben umursamadım, kutuyu kucağıma sıkıştırdım, kedi de “miyavvv” diye destek verdi bana. Yolda yürürken Sütlaç kutunun içinden bana bakıyordu. Arada kafasını çıkarıp

