Bana Ne Yaptın?

1109 Words
Şirin Başım çatlayacak gibiydi. Kafamı kaldıramıyordum. Sanırım Paulla fazla kaçırdık biz yine. Annem kızmadan hemen toplanmalıydım. Kafamı kaldıramıyordum ama. Saçlarım da ıslak uyumuşum. Migrenim tuttu kesin. Kafamı zorla kaldırıp tek gözümü açtım. Burası benim odam değildi. Başka bir yataktaydım. Bir dakika ya, annem ölmüştü. Paulla ayrıldık, kahretsin. Ben şuan İstanbul'daydım. O cani beni kaçırmıştı. Zorla yatakta oturdum. Dün gece ilginç bir rüya görmüş olmalıydım. Yaban domuzlu falan. Elimle alnımı ovdum. Hala başım çatlayacak gibiydi. Üstelik bornozluydum. Ben niye bornozluydum? Çığlık atınca sinirden anında odaya biri daldı. Önümü kapatıp kendimi yatağın yanına attım. - Ne oluyor? dedi etrafına bakarak. - Asıl sana ne oluyor? Odaya pat diye dalmak da ne? dedim sinirle. O benden sinirli görünüyordu. Banane ya, en sinirli ben olacağım. Üstüm başım çıplaktı. Sade bornoz vardı. - Niye bağırıyorsun? dedi. Bu adam niye bu kadar uzundu ya? Böyle korkutucu geliyordu. - Ben niye çıplağım? dedim. - Bornozlusun, çıplak değil dedi odadan çıkarak. - Heeeyyyy gel buraya dedim sinirle. Beni dinlemedi. Eşyalarım neredeydi? Ayağa zorla kalkıp etrafıma baktım. Tişört ve şort bırakmıştı. Onları üstüme giydim. Leş gibi görünüyordum. Hemen maske yapmam lazımdı. Göz altlarım leşti. Sanki dayak yemiştim. Saçımı toplayıp içeri girdim. Kahvaltı yapıyordu hiçbir şey olmamış gibi. - Beni dinlemiyor musun? dedim yanına giderek. - Şşşşş, biraz sessiz ol dedi hiç umurunda olmayarak. Çay içmeye devam ediyordu. - Ben niye banyo yaptığımı hatırlamıyorum? dedim sinirle. Tam karşısına oturdum. Hala istifini bozmadan kahvaltı yapıyordu. - O kadar içmeseydin. Ne yapabilirim? dedi. - Sen bana sarhoş mu diyorsun? Bu ne cesaret? Ben ne kadar içsem de sarhoş olmam. Tabi sen içeceğe birşey katmadıysan dedim. Tek kaşını kaldırdı. Bu ne saçmalıyor? der gibiydi. Hala beni ciddiye almıyordu, inanamıyorum. - Seni koynuma almak için ilaca ihtiyacım yok. Şuan istesem hemen gelirsin dedi. Ağzım açık kalmıştı. - Sen bana basit mi diyorsun? Sapıkkkkkk, sen beni kaçırdın üstüne sarhoş ettin. Şimdi de basit mi diyorsun? diye bağırdım. - Şşşş dedi kalkıp salona giderek. Çayı da elindeydi. - Aaaaa diye bağırarak ona saldırmak için üstüne atladım. Omzunu ısırıyordum. Tek eliyle beni tutup çevirdi. - Deli misin sen? Ne yapıyorsun? dedi. Birden kafam aşağıda kalmıştı. Bacaklarımdan tutup beni savurdu. Yere düştüm. Sırtım ağrıyordu. Şaşkınca ona baktım. Elindeki çaydan bir damla bile yere düşmemişti. Hala içip bana bakıyordu. Bu adam ne iş yapıyordu? Yanına bile yakalaşamıyordum. Duyuları çok kuvvetli, kendi de öyle. Üstelik de çok uzun. Sinirle ayağa kalktım. Ellerimi yumruk yapıp çığlık attım ve mutfağa gittim. Kahretsin sanki banyo yapıyordum. Sonra çıplaktım ve bu adam içeri girmişti. Çok bölük pörçük birşeyler hatırlıyordum. Donup kaldım. - Kahvaltını yap dedi sakince. Koltuğa oturup telefonuyla oynuyordu. - Bunları yemem ben dedim. Anlamamış gibi bana baktı. - Bu formu dengeli beslenmeye borçluyum. - Form mu? Kemiklerin sayılıyor dedi. Sinir ediyordu beni. - Hiç de bile. Herkes senin gibi dağ ayısı olmak zorunda değil dedim sinirle. - Beni bu kadar incelediğini belli etme dedi. Deli ediyordu beni. Ağzım açık kaldı. - Yemem ben bunları dedim. - Aç kal o zaman dedi. Ya sabır. - Bavulum nerede? Banyo yapmak istiyorum dedim. Bir an, çok kısa bir an bana baktı sanki. Ya da ben öyle istediğim için kendim uyduruyorum. - Odana bıraktım dedi. Odaya doğru yol aldım. Onunla konuşmak istemiyordum. Aşağıdaki oda benim olmuştu. Vay be. Hemen ayak uydurdum. Bavulu açtım ve içindeki maskelere baktım. Hemen elimi yüzümü yıkadım ve şişlik için güzel bir maske yaptım. Saçlarımı da yağladım. Dün hangi şampuanı kullandıysam kokuyordu. Parfüm sıkıp bileklerime ovdum. Gül yağı bileğime ve göbek deliğime, bir de gerdanıma sürdüm. Aynanın karşısına geçtim. Gözlerimin içine baktım. - Benim o kadınım dedim elimi gerdanıma vurarak. Nazikçe vuruyordum. - O kadın benim. Bor erkeğin birlikte olduğundan ötürü kendini ayrıcalıklı hissettiği ve birlikte kalabilmek için de çaba sarf ettiği, bırak saçını süpürge etmeyi, saçının teline kıyamadığı o kadın benim. Benim o kadın diye sonunda biraz coşmuştum. Bir homurdanma sesi duydum. Kapının önünde dikilmiş beni izliyordu. - Aaaa dedim korkuyla. - Ödümü kopardın dedim sinirle. - Sen deli misin? Aynada kendi kendine mi konuşuyorsun? dedi. - Heee deliyim ne yapacaksın? Beni salacak mısın? dedim. Saçıma, yüzüme baktı. Sinirle dudak maskemi taktım. Hiç ona bakmıyordum. Ben tuhaf bir varlıkmışım gibi bana bakıyordu. - Bunları yapmana gerek yok dedi. Bu güzelliği herkes fark eder. Nasıl mutlu olmuştum? Hemen dudak maskemi çıkardım. - Neden? dedim sevinçle. - Ne yaparsan yap çirkinsin çünkü dedi. - Seni dedim sinirle. Hiçbir şey yapamıyordum. Adam hemen beni nakavt ediyordu. - Bir de cılız dedi. Arkasını döndü. Bu adamı öldürmek suç olmamalı. - Kendine bak, ayı dedim sinirle. - Çabuk hazırlan, gidiyoruz dedi. - Ben seninle hiçbir ye ... nereye? dedim durarak. - Siirt'e gidiyoruz dedi. Hemen dilimi tuttum. Ben de oraya gidecektim. Dayımı bulabilirdim orada. Annem küçük bir yer demişti. Ses etmedim. - O küçük beyninden geçenleri biliyorum. Aklından geçirme dedi. - Ne geçiyormuş? dedim sinirle. - Eğer kaçarsan ayağındaki bombayı patlatır, baban ve o gavat sevgilini öldürürüm dedi. Sinirle dişimi sıktım. - Paul benim eski sevgilim dedim. Verecek başka cevabım yoktu. Arkasını dönüp gitti. Çığlık atmamak için kendimi zor tuttum. Çok kabaydı. Üstelik de ukala. Maskeli yüzüme bakarken aynada aklıma bir anı geldi. Banyoda onu öpmeye çalışıyordum. İzin vermedi. Bir alt dudak alayım dedim. Ben öpüşmem dedi sinirle. Hiç öpüşmedin mi? dedim masumca. Hayır ben öpüşmem sertçe sikişirim sadece dedi aynı sinirle. Bornozu getiriyordu. Vay hayvan dedim. Sonra bana ters ters bakmıştı. Bunları çok net hatırlıyorum. Adam hiç öpüşmemişti. Bu bilgiyi çok net hatırlıyorum. Gerçek mi diye birkaç saniye düşündüm. Yani seks yapmıştı ama hiç öpüşmemişti. Bana biraz tuhaf geliyordu şu anda. Sonra aklıma gelen bilgilerle dondum. Bana zarar vermeyecekti. Bunu kendi de söyledi. Dün beni domuzdan kurtardı. Ölmemi istese eli bile kirlenmeden bu işten kurtulurdu. Ohaaa ne hayvan ama? Dün ki sahne aklıma geldi. Resmen domuzu yere çarptı. Sadece insanlar onun metresi olduğumu zannedecekti. Metresim olacaksın dedi. Ve insanlar bunu bilecek. Bastıra bastıra halk bunu bilecek dedi. - Dursana dedim salona giderek. - Hadi hazırlan dedi sadece. - Bir konuya açıklık getirmek istiyorum dedim. - Ne? dedi sinirle. - Seninle geleceğim ve insanlar senin metresin olduğumu bilecek. Bunu duyuracaksın. Başka birşey yok dedim. - Bir kere de yatacağız. Tek seferlik birşey dedi ciddiyetle. Tek kaşımı kaldırdım. Sadece bir kere. - Sonra gideceğim dedim. - Evet dedi. Ahh canım benim ya. Şimdi kafama dank etti. Benim böyle arkadaşlarım oldu. Hepsi de katı aileye sahipti. Böyle saklamak olmaz ki. Çok da yakışıklı ve seksi. Yazık oldu. Aman neyse. Dışarıda yakışıklısı erkek mi yok. - Sen orada ne iş yapıyordun? dedim. - Yüzbaşıyım dedi. Sabrı taşıyor gibiydi. Bir de asker. Rütbeli olduğu için korkuyor da olabilir. Ona acıyarak baktım. Sana yardım edeceğim. Kimse senin gay olduğunu bilmeyecek. Merak etme, ben sana yardım ederim. Bu seksiliğe yazık oldu ama neyse. Bir kere de yatmaz benimle, kendini sınıyor yazık!!!
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD