Birkaç dakika sadece sessizlikle geçti. Lilian, adamın artık belki de gerçekten uyduğunu düşünmeye başlamıştı. Yakalanmak çok kötü olmuştu. Artık dev onun her hareketini kontrol altında tutacaktı. Yani Lilian olsa öyle yapardı. Devin, düzenli nefes alışlarına odakladı kendisini. Belki de biraz olsun uyuyabilirdi. Uyuyabilir ve dinlenebilirdi. Yeni yeni fark ediyordu ki tüm kemikleri ağrıyordu. Sanki dayak yemiş gibi hissediyordu kendisini. Zaten yorucu bir günün ardından bu şekilde kaçırılmak sanırım herkesin başına gelebilecek bir talihsizlik değildi. Gerçi genç kız artık her şeye olabilir gözüyle bakabilmeyi öğrenmişti. Küçük yaşta omuzlarına binen ağır yükler onu, kendi yaşıtlarından daha çabuk olgunlaştırmış ve bazı şeylere farklı bir açıdan bakmayı öğretmişti. ‘’Nasıl seslenecektin?

