Karan, oturduğu yerden kalkıp Asaf’a sert bir bakış attı. “Hadi, ne buldunuz? Şirin’in izini bulabildiniz mi?” Asaf, biraz çekinerek yanıt verdi. “Abi, dolmuş güzergahlarından birinde güvenlik kameralarını inceledik. Şirin’in bindiği dolmuşu tespit ettik. Şehirden uzaklaşıyor. Yakınlarda fazla uzaklaşmış olamazlar. Karan, derin bir nefes aldı, elleri yumruk olmuştu. “Hemen yolları kapatın. Şehre çıkan ve kasabaya giden tüm yolları kontrol edin. Ben de yola çıkıyorum.” Asaf, hızla başını salladı ve telefonuna talimatlar yağdırmaya başladı. Karan, ceketini kaptığı gibi hızla arabasına atladı. Motorun sesi, öfkesi gibi gürültülüydü. “Benden kaçamayacağını öğrenene kadar durmak yok, Yaban Çiçeği,” diye mırıldandı. Şirin, dolmuşun en arka koltuğunda sessizce oturuyordu. Pencereden dışarıyı

