Karan, şirket ile ev arasında mekik dokurken, bir yandan da yeni projeler için çabalıyordu. Günler hızla akıp gidiyor, zaman bir nehir gibi önlerinden akıp geçiyordu. Şirin ise atölyesinde tablolar çiziyor, renklerin ve fırça darbelerinin arasında kayboluyordu. Her ikisi de birbirlerine zaman ayırmaya çalışıyordu. Yine de akşamları eve döndüklerinde, bir araya geldiklerinde, tüm yorgunluklarını unutuyorlardı. Bir akşamüstü, Şirin atölyeden çıkmış, eve doğru yürüyordu. Bugünlerde kendini biraz halsiz hissediyor, sürekli bir yorgunluk ve mide bulantısıyla baş etmeye çalışıyordu. Belki de yoğunluktandır diye düşünüyor, üzerinde durmuyordu. Ama bugün öyle bir mide bulantısı geldi ki, kendini zor tuttu. Eve vardığında, hemen mutfağa yöneldi. Kendine bir şeyler yapmak istedi ama midesi bulanıyo

