Karan, sabahın ilk ışıklarıyla gözlerini araladığında, Şirin hâlâ yanındaydı. Şöminenin son korları odanın içine hafif bir sıcaklık yayıyordu. Şirin, Karan’ın koluna yaslanmış, bacaklarını ona dolamış halde derin derin uyuyordu. Karan, gözlerini yavaşça açtı ve üzerindeki sıcaklığın ne olduğunu anlamak için bakışlarını çevirdi. Gece nasıl oldu da bu hale geldiklerine dudakları kıvrıldı. Telefonun yüksek sesi bu dinginliği bozdu. Şirin, telefonun sesiyle yerinden sıçrarken ikisi birlikte yere düşmüş nefesleri hızlanmıştı. İkili birbirine bakarken telefon hala susmamış, dikkatlerini dağıtmıştı. Karan, telefonu hızla alıp ekrana baktı. Asaf arıyordu. “Ne var, Asaf?” diye sordu. “Abi, eve dönmen lazım. Bir karışıklık var. Peri, evde bir işler çeviriyor, eşyalar dışarı atılmış, dekore ett

