Şirin, etrafın büyüleyici güzelliğine kapılmış bir halde nefesini tuttu. "Burası... Benim en sevdiğim yer," diye fısıldadı. "Biliyor musun? Annem öldükten sonra zor bir çocukluk geçirdim. Çocuk olamadan büyümenin ne demek olduğunu biliyorum. Bunu geçmem gerekirse önceden hep buraya gelir, resimler çizerdim. Yemezdim, içmezdim ama malzemelerime paralarımı yatırırdım." Karan gözlerini dikmiş, Şirin’i izliyordu. Onun her kelimesinde derin bir hüzün, ama aynı zamanda dayanıklılık hissediyordu. Gözlerinin içine baktı, içinde tarifsiz bir duygu vardı. Şirin’in çocukluk yaralarını ilk kez bu kadar açıkça dile getirmesi, Karan’ı derinden etkiledi. Şirin hafifçe gülümsedi, gözlerini uzaklara dikerek devam etti. "Sanırım burası bana hep huzur verdi. Ne zaman kendimi kaybolmuş hissetsem, buraya gel

