Karan, sabahın erken saatlerinde yavaşça yataktan kalktı. Şirin hala derin bir uykudaydı. Ona son bir kez baktı ve alnına hafifçe bir öpücük kondurdu. "Güzelim, az kaldı," diye fısıldadı. Ardından sessizce odadan çıktı. Göstermelik villaya doğru yola koyuldu. Arabaya geçtiğinde kendini tamamen "Kartal" kimliğine büründü. Yüzündeki ifade sertleşti, gözlerindeki o tehlikeli parıltı geri dönmüştü. Murat, onu villanın içinde bekliyordu. Araçtan inip arka kapıdan içeri daldı. Murat’a doğru yaklaştı. Arkasından ona uzandığında Murat refleksle elini silahına götürüp Karana döndü. Karan hızla elini kaldırarak onu sakinleştirdi. “Rahat ol, Pençe,” dedi hafif bir gülümsemeyle. Murat kaşlarını çatıp derin bir nefes aldı. “Bana böyle yaklaşırsan, Kartal. Bir gün yanlışlıkla kaza kurşununu yersin bi

