Haşim, sabahın erken saatlerinde tarlaya doğru adımlarını attığında güneş henüz doğmamıştı. Sert toprak, ayaklarının altında çatırdıyor, her adımı omuzlarındaki yükü daha da ağırlaştırıyordu. Ama Haşim’in kulağında yalnızca dün gece kumarda kaybettiği paraların yankısı vardı. Önünü kesen adamlarla onu ne beklediğini bilmeden korku içinde adamlara baktı. Demirin’ın adamlarından biri, sert bir ifadeyle yanına yaklaştı. “Haşim,” dedi, sesi buğulu ve tehditkârdı. “Patron, borcunun ödenmesini bekliyor. Bugün bir ödeme yoksa sonuçlarına katlanacaksın.” Haşim, yutkundu. Ellerini pantolonunun ceplerine soktu ama boş ceplerden başka bir şey bulamadı. "Bugün değil, ama yarın mutlaka bir çözüm bulacağım," diye kekeledi. Ama adamın bakışları, onun bu sözüne inanmadığını belli ediyordu. Haşi

