Azad ve Dicle, sevinemedi, Fırat' ın ölümü herkesi derin bir hüzne boğmustu. Dilan, bebeği yaşadığı için şükrediyordu, sevdiğinden bir emanet kalmıştı. Hastane duvarları, bu acıyı tanırdı. Yüzlerce kez şahit olmuştu, böyle vedasız gitmelere. Herkes boğazı düğüm düğüm sesleri titreyerek " Başın sağolsun Dilan, şükür bebeğin iyi" diyordu. Dilan' ın, acısı gözlerinden okunuyordu. Yarım kalmış bir sevda, babasız Kalan doğmamış bebeği, daha fazlasını düşünmeye bile gerek yoktu." Bu kadarı beni öldürmeye yeter" dedi. Mardin' de haber duyulduğu gibi herkes taziye için geliyordu. Fırat ile yaşadığı mutlu yuvası taziye evi olmuştu. Dicle, yeni doğum yaptığı için kardeşinin yanında olamadı. Dilan, etrafındaki onlarca insana rağmen kimsesiz, yanlız ve en kötüsü çaresiz hissediyordu. Cenaze içi

