Eve geldiğimizde dizlerimin titremesini engellemek adına yavaşça yürüyordum. Ayağımın altındaki taşlara takılıp düşmemek için büyük çaba sarf ediyordum. Karşımda uzun uzadıya görünen eve baktım. Aklıma gelen görüntülerle başımı tutmaya başladım. Elimdeki kılıçtan kan akıyordu ben ise sadece öylece duruyordum. Gerçekten de kötü biri miydim? “Uçurum” dedi babam olacak adam. Yanıma gelip, elini koluma koydu. “Bir şey mi hatırladın” “Sadece bir görüntü, kılıçla durduğum bir görüntü” “Gel hadi dinlenmen lazım” diye kolumdan çekti. Yanlarından geçtiğim kişiler birbirileri ile fısıldaşıyorlardı. “Kırpıcı bu mu” diye dalga geçiyorlardı. Demek ki o kadar duygusuz biriydim ki herkes beni böyle tanıyordu. Evin merdivenlerine tırmanıp, içeriye girdiğimde karşımda bir sürü kişi gördüm. Sesli bir

