Alparslan için zaman, Ankara’daki o sessiz şehitlikte, toprağın altına gömdüğü gümüş alyansla birlikte durmuştu. Geriye kalan günler, aylar ya da mevsimler onun için sadece birer teferruattı. Üniformasını hala giyiyordu, görevlerini eksiksiz yerine getiriyordu, timinin başındaydı; ancak içindeki o eski adam, Asena’nın yeşil gözlerinin kapandığı o saniyede nefesini teslim etmişti. Gara Operasyonu’nun üzerinden tam sekiz ay geçmişti. Sekiz uzun, azap dolu ay boyunca Alparslan, sınır hattındaki her istihbarat hücresini, her muhabere kestirmesini, her yerel kaynağı çılgınlar gibi sarsmıştı. "Agit" ismi onun için bir saplantı, geceleri uyutmayan bir karabasan, gündüzleri ise elinde silahla dağ dağ gezmesine neden olan tek yaşama sebebiydi. Ama hain, o gece bindiği o siyah helikopterle birlikte

