Gülce TURAN Duyduğum ağlama sesleri ve kısık sesli konuşmalar ile uykum hafifledi. Kaşlarım çatılırken sesleri dinledim. “Seval artık biraz sakinleş fıstığım.” Egemen’in sesini duyduğumda içim rahatladı. Her şeyin rüya olmasından, uyandığımda yine o lanet yerde olmaktan korkuyordum. Yavaşça gözlerimi araladığımda ilk Seval’i fark ettim. Egemen’e sarılmış hıçkırarak ağlıyordu. Pamir de diğer yanında oturmuş, sırtını okşuyordu. Bir süre sessizce onları izledim. Seval hıçkırıklarının arasında bir şeyler mırıldanıyordu ama anlamadım. Egemen’in anladığını ise kasılan yüz hatlarından anladım. Seval’in her dediği ile yüzü kararıyor, dişlerini biraz daha sıkıyordu. Bakışlarını kaldırdığında benimle göz göze geldi. Bir an sadece bakıştık. Bana bakan karamış gözlerinde gördüğüm uçurum kendim

