İşten eve gelen Çağatay babasına yalnız baş selamı vererek doğruca duşa koştu. Sabah aldığı duş, tekrar giydiği kıyafetler sonrası etkisini yitirmişti. Kısa bir duş ve giydiği temiz kıyafetlerle tazelenmiş olarak geçti mutfağa. Dün boşalttığı program bugüne yığılmıştı ve öğle yemeği yiyecek vakti bile bulamamıştı. "Mis gibi kokuyor baba yine. Eline sağlık." "Dün akşamkiler oğlum, yeni yemek yapmadım." "Yine de mis gibi kokuyor ve ben kurt gibi açım. Bir akşam da ben pizza yapayım, ne dersin?" Babası daha tabağını önüne yeni koymuşken Çağatay çoktan ekmek bandırdığı yemeğin bulaştığı parmaklarını yalamaya başlamıştı bile. Oğluna pizza yapmayı öğrettiği yıllar psikolojik tedavi gördüğü zamanlara denk geliyordu. Biri ona yine dokunacakmış gibi odasından çıkmadığı, kirlilik hissinden arınm

