İş çıkışını o gün eskisi kadar sabırsızlıkla beklemedi, yüzü aşkla aydınlanmadı, her şey sıradan ve sıkıcıydı genç kadına göre. İçini azıcık kıpırdatan tek şey, Gülten ile buluşacağı. Kısacık mutluluğunun tek yadigarı gibi görüyor artık onu. Aslında Elif'e göre bilinen dünya normal seyrine devam etse de kendine göre Can'ı kaybettiği an durmuştu alem. Ara ara onun bir sözcüğü kalbini acıtmaya devam ediyor, hem de ilk andaki gücünü kaybetmeden. ''Anlıyorum!'' Elif, hafızasının durup durup kendine fısıldadığı bu sözcüğün altında durmadan eziliyor. Kendini anlatmak adına çok şey söylemek istese de dili dönmüyor nedense. Çaresizliğin aşkı öldürmesi demek böyle oluyormuş diye düşünüyor. Oysa her engele rağmen içi Can'a alev alev yanıyor. Bu öyle bir kül oluş ki toz toz uçsa da kimse görmüyor hal

