“Ve gece ne yaptığımızı…” Dicle utana sıkıla bakışlarını kaçak köçek Efe’ye uğratırken Efe ciddiyetle ona bakmayı sürdürüyordu. “Ne yaptık? Anlat!” Hemen cevap veremedi Dicle, nasıl anlatabilirdi ki? “Hadisene kızım!” diye onu teşvik edercesine konuştuğunda hala kızgın bakıyordu Efe. “Düğün yapmamıza yetecek kadar bir şeyler oldu işte! Yani olmuş. Boşuna evlenmedik.” Bu kez alayla ondan bakışlarını anlık çektiğinde “O çadırda ne olmuş olursa olsun benim düğün yapmama yetmezdi! Yani şu yaşadığımız akşam, senin ailen yüzünden yaşandı! Daha önce sana demiştim!” dedi anlaması için. Dicle de anlamıştı, herkesle gününü gün eden bir adamdan böyle bir hassasiyet beklemiyordu ama kendi adetlerince de olan buydu. En azından kendisi için boşuna evlenmiş değildi. “Hiçbir şey yaşamasaydık bile

