“Efe, ne oluyor?” Dicle’nin beline kolunu dolayıp onunla birlikte bahçeye çıkacakken birden karşısında dedesini görünce öyle acayip acayip baktı Efe, “Dicle, ayağını burkmuştu ya, daha çok acımasın diye…” açıklamaya başlamıştı ki, Hikmet dede buna pek inanmamıştı. Çatılmış beyaz kaşlarıyla “Emin misin? Bana tartışıyormuşsunuz gibi geldi!” diye sorunca Efe, “Yok dede, olur mu? Ne tartışması.” “Dicle?” “Eee! Efe’nin de dediği gibi ayağım acıyınca kucaklayayım dedi, ben de yok dedim, o olmaz dedi. Ondan tartışmışız gibi görünebilir.” Diyerek kocasının tutuşmak üzere olan totosunu dedesinin gazabından kurtardı. İnanmadı ama inanmış gibi yaptı Hikmet dede, “Bu saate kadar ne yaptınız? Yemeği size mi hazırlattılar?” “Sohbet, muhabbet derken bu saati bulmuşuz işte.” İkisinin yüzünde de bak

