Yaman’ı içeri getiren adam onu odaya bıraktıktan sonra çıktı. Yaman bir bana bir Nigel’e, bir de masanın üzerindeki paraya bakıyordu. 5 milyon olduğuna inanmak epey zordu ama balyayla bu kadar parayı bir arada görmemiştim. Kimisi dövizdi allahtan da daha az yer kaplıyor olmalıydı, yoksa meblağ öyle böyle bir meblağ değildi, masanın yarısını kaplamıştı. Nigel direk Yaman’a bakarak kağıt ve kalem uzattı ve “Buraya imzanı at!” dedi. Yaman “Boş kâğıdı imzalamam!” diyerek söylendi. “İyi!” dedi Nigel, “Parayı unut öyleyse!” dedi hemen ve paraları nerden çıkardığını anlayamadığım bir çantaya doldurmaya başladı. Yaman “Tamam, tamam, ver imzalayacağım.” diyerek kâğıda uzanmıştı bile. “Ne için imzalayacağım?” filan hiç bir şey sormadan imzaladı. Nigel parayı çantaya koymaya devam ediyordu.

